C’est Pas Moi: Leos Carax’ın Kişisel Sinema Defteri

Görüntü Hızlı Akış

Leos Carax, C’est Pas Moi ile kendi sinemasına doğrudan bakan, kısa ama yoğun bir filme imza attı. Fransa sinemasının en ayrıksı yönetmenlerinden biri olan Carax, bu kez klasik anlamda bir hikâye kurmak yerine, kırk yılı aşan sinema yolculuğunun parçalarını serbest bir akış içinde bir araya getiriyor. C’est Pas Moi, bir yönetmenin kariyer özetinden çok, görüntüler, sesler, karakterler, anılar ve politik gölgeler arasında gezinen kişisel bir sinema defteri gibi ilerliyor.

C’est Pas Moi Konusu

C’est Pas Moi, Leos Carax’ın kendi yaşamına, filmlerine, karakterlerine ve Avrupa’nın yakın tarihine baktığı deneysel bir çalışma. Filmde yönetmen yalnızca kamera arkasındaki isim olarak kalmıyor; anlatıcı konumuyla da bu kişisel yolculuğun merkezine yerleşiyor. Carax, belli bir kronolojiye sıkışmadan geçmiş filmlerinden, belleğinde iz bırakan imgelerden, politik kırılmalardan ve sinemanın değişen dilinden parçalar topluyor.

Bu yapı, C’est Pas Moi için klasik bir otobiyografi tanımını yetersiz bırakıyor. Film, daha çok bir kolaj, bir iç konuşma ve bir sinema günlüğü gibi ilerliyor. Carax’ın sinemasına aşina olanlar için bu kişisel yapı, yönetmenin geçmiş filmleriyle yeni bağlar kuran özel bir alan açıyor.

Leos Carax Sinemasına Geri Bakış

Leos Carax, Boy Meets Girl, Mauvais Sang, Les Amants du Pont-Neuf, Pola X, Holy Motors ve Annette gibi filmlerle Fransa sinemasının en kendine özgü yönetmenlerinden biri haline geldi. Onun sinemasında aşk, beden, kent, müzik, yalnızlık ve performans çoğu zaman alışılmış gerçekçilik sınırlarını aşarak karanlık, romantik ve tuhaf bir dünyanın içine girer.

C’est Pas Moi, bu dünyanın izlerini yeniden çağırıyor. Denis Lavant başta olmak üzere Carax evreniyle özdeşleşen bazı yüzler ve karakterler, filmde geçmişle bugün arasında dolaşan hayaletler gibi beliriyor. Yönetmenin kendi karakterlerine tekrar bakması, filmi yalnızca kişisel değil, aynı zamanda sinema tarihine açılan küçük bir geçit haline getiriyor.

Cannes Ve Filmdeki Kişisel Ton

Cannes Première seçkisinde gösterilen C’est Pas Moi, Carax’ın Annette sonrası ilk yönetmenlik çalışması olarak da dikkat çekti. Kısa süresine rağmen film, yönetmenin kırk yıllık sinema belleğini, Avrupa’nın politik dalgalanmalarını ve görüntülerin kişisel hafızadaki yerini yoğun bir biçimde taşıyor.

C’est Pas Moi, Leos Carax’ın kariyerine dışarıdan bakan bir belgesel değil. Yönetmenin kendi sesini, kendi imgelerini ve kendi sinema hayaletlerini yan yana getirdiği özgür bir deneme. Carax sinemasını sevenler için bu film, yeni bir başlangıçtan çok, eski filmlerin karanlık odasında açılan kişisel bir kapı gibi duruyor.

Tagged