II. Ramses Ve Çocukları: Tahtı Beklerken Ölenler

Manşet Tarihin Akışı

II. Ramses’in çocuklarından biri olmak, antik dünyanın en güçlü hanedanlarından birine doğmak demekti. Sarayda büyüyor, büyük rahipliklere getiriliyor, ordulara komuta ediyor, tapınak duvarlarında babanızın hemen arkasında yürüyordunuz. Önünüzde yalnızca tek bir sorun vardı: II. Ramses ölmüyordu.

Yaklaşık 66 yıl tahtta kalan firavun, doksanına yaklaşan ömrü boyunca oğullarının önemli bir bölümünü, arka arkaya belirlediği veliahtlarını ve muhtemelen torunlarından bazılarını geride bıraktı. Sonunda Mısır tahtına çıkan çocuk, en büyük oğlu değil; uzun süre hükümdar olma ihtimali bile zayıf görünen on üçüncü oğlu Merneptah oldu. II. Ramses’in ailesi bu nedenle yalnızca kalabalık bir kraliyet ailesi değil, babalarının gölgesinde doğan, yükselen, yaşlanan ve çoğu zaman tahta ulaşamadan ölen insanların hikâyesidir.

Yüzü Aşkın Çocuğun Babası

II. Ramses’in kaç çocuğu olduğu kesin biçimde bilinmiyor. Farklı tapınaklardaki prens ve prenses sıraları birbirini tam olarak karşılamıyor; bazı isimler silinmiş, bazı çocuklar yalnızca tek bir yazıtta görülmüş, aynı adın birden fazla kişiye ait olup olmadığı her zaman anlaşılamamıştır. Yaygın kabul, firavunun yaklaşık 48–50 oğlu ile 40’tan fazla kızının bulunduğu ve toplam sayının yüzü aşmış olabileceği yönündedir.

Bu olağanüstü kalabalık aile, yalnızca çok sayıda eş ve cariyenin sonucu değildi. Kraliyet çocukları aynı zamanda hanedanın gücünün yaşayan kanıtlarıydı. Bir firavunun çok sayıda çocuğa sahip olması, tanrıların ona verdiği bereketin, ülkenin geleceğinin ve iktidarının devamlılığının göstergesi sayılıyordu. II. Ramses de çocuklarını sarayın özel alanında saklamadı; onları tapınaklarına, heykellerine ve zafer kompozisyonlarına yerleştirerek kamusal iktidarının bir parçasına dönüştürdü.

Abu Simbel’in dev heykellerinin ayakları çevresindeki küçük figürler arasında anneler, oğullar ve kızlar görülür. Wadi es-Sebua, Abydos, Luksor ve Ramesseum’daki kabartmalarda prenslerle prensesler uzun sıralar halinde babalarını takip eder. Bu sahnelerde çocukların boylarının firavuna kıyasla çok küçük tutulması yaşlarını değil, hiyerarşideki yerlerini gösteriyordu: Ramses ailenin babası olmanın ötesinde, bütün hanedanın üzerinde yükselen kutsal hükümdardı.

Kraliçeler Arasındaki Sessiz Hanedan Yarışı

II. Ramses’in çocuklarının tamamının annesi bilinmiyor. Bununla birlikte ailenin ilk kuşağında iki kadın belirgin biçimde öne çıkar: Nefertari ile Isetnofret. Firavunun en ünlü eşi Nefertari, Abu Simbel’de kendisine ayrı bir tapınak yaptırılacak kadar yüksek bir konuma sahipti. Ancak Ramses’in yerine geçen hükümdar Nefertari’nin soyundan değil, Isetnofret’in oğlu Merneptah oldu.

Nefertari’nin oğullarının başında ilk veliaht Amun-her-khepeshef geliyordu. Pareherwenemef ve daha sonra Ra kültünün önemli merkezlerinden Heliopolis’te başrahip olan Meryatum da genellikle Nefertari’nin çocukları arasında kabul edilir. Kızlarından Meritamen ise ilerleyen yıllarda sarayın en güçlü kadınlarından biri olacaktı.

Isetnofret’in çocukları arasında Prens Ramses, Khaemwaset, Merneptah ve Bintanath bulunuyordu. Bu çocukların üçü farklı dönemlerde tahtın hemen yakınına geldi. Böylece Nefertari sarayın en görünür ve anıtsal kraliçesi olurken, Isetnofret’in çocukları hanedanın siyasi devamlılığında giderek daha etkili hale geldi.

İlk Veliaht: Amun-her-khepeshef

II. Ramses’in bilinen ilk oğlu ve ilk veliahdı Amun-her-khepeshef’ti. Adı kabaca Amun onun güçlü kolundadır anlamına gelir. Prens yalnızca törensel bir taht adayı değildi; ordu komutanı, kraliyet kâtibi ve kralın sağındaki yelpaze taşıyıcısı gibi önemli unvanlara sahipti. Abydos ve diğer tapınaklarda babasının yanında görünmesi, onun hükümdarlığın ilk yıllarında hanedanın geleceği olarak sunulduğunu gösterir.

Amun-her-khepeshef, Ramses’in yaklaşık yirmi beşinci saltanat yılı civarında öldü. Babası o sırada hâlâ güçlüydü ve hükümdarlığının yarısından fazlası önünde duruyordu. Böylece geleceğin firavunu olarak yetiştirilen ilk prens, kendisi için hazırlanmış bütün unvanları ve görevleri geride bırakarak tahta ulaşamadan kayboldu.

Ölümünün ardından veliahtlık Isetnofret’in oğlu Prens Ramses’e geçti. Fakat aynı kader onu da bekliyordu. Yaklaşık elli yıl boyunca babasının hükümdarlığı altında yaşayan Prens Ramses, sonunda yaşlı bir veliaht haline geldi ve II. Ramses’ten önce öldü. Firavunun olağanüstü uzun ömrü, Mısır’ın veraset düzenini tekrar tekrar değiştirmeye başlamıştı.

Khaemwaset: Tahttan Çok Geçmişle İlgilenen Prens

II. Ramses’in çocukları arasında bugün en fazla ilgi uyandıranı muhtemelen Khaemwaset’tir. Isetnofret’in oğlu olan prens, savaş meydanlarından çok Memphis’in tapınakları, eski piramitler ve unutulmuş mezarlarla ilgilendi. Ptah’ın başrahibi olarak görev yaptı; Sakkara’daki kutsal Apis boğalarının defin törenlerini yönetti ve eski anıtların onarılmasına öncülük etti.

Khaemwaset, yıkılmış ya da terk edilmiş yapılardaki eski hükümdarların isimlerini yeniden kaydettirdi. Kral çocuklarının, soyluların ve geçmiş dönem ileri gelenlerinin heykellerini buldurup kimliklerini belirtti; unutulmuş kültlerin yeniden kurulmasını sağladı. Bu nedenle sık sık tarihin ilk Mısırbilimcisi veya ilk arkeoloğu olarak anılır. Elbette modern anlamda bilimsel kazılar yapmıyordu; onun amacı geçmişi tarafsız biçimde incelemekten çok eski kutsal düzeni onarmak ve kendi hanedanını Mısır’ın kadim krallarıyla bağlamaktı. Yine de üç bin yıl önce yaşamış bir prensin, kendisinden bin yıl önceki eserleri korumaya çalışması olağanüstü bir durumdur.

Prens Ramses’in ölümünden sonra Khaemwaset veliaht ilan edildi. Ancak o da babasının yaklaşık elli beşinci saltanat yılı civarında öldü. Hayatı boyunca eski kralların hatırasını kurtarmaya çalışan prens, kendi hükümdarlığını kurma fırsatı bulamadı. Daha sonraki Mısır edebiyatında ise Setne Khamwas adıyla bilge, büyücü ve eski kitapların peşinde koşan efsanevi bir kahramana dönüştü.

Merneptah: On Üçüncü Oğlun Sırası

Khaemwaset’in ölümünün ardından veraset sırası Merneptah’a geldi. Merneptah, II. Ramses’in on üçüncü oğlu ve Isetnofret’in çocuklarından biriydi. Doğduğunda önünde çok sayıda ağabeyi bulunduğu için tahta çıkması başlangıçta son derece uzak bir ihtimaldi. Fakat Ramses’in uzayan saltanatı boyunca ağabeyleri birer birer öldü ve Merneptah yaklaşık altmış yaşına geldiğinde Mısır’ın veliahdı oldu.

II. Ramses MÖ 1213 dolaylarında öldüğünde Merneptah genç ve enerjik bir kurucu hükümdar değildi. Yaşlı babasından, uzun bir saltanatın yıprattığı idari ve askerî sistemi devralmış ileri yaşta bir kraldı. Yaklaşık on yıl hüküm sürdü; Libya’dan gelen saldırılarla ve Doğu Akdeniz’deki büyük nüfus hareketlerinin ilk dalgalarıyla mücadele etti.

Merneptah’ın tahta çıkışı, Ramses’in kalabalık ailesinin en büyük çelişkisini ortaya koyar. Firavun onlarca erkek çocuk sahibi olarak hanedanın geleceğini güvence altına almak istemişti; fakat o kadar uzun yaşamıştı ki tahtı devralacak oğul bile yaşlanmıştı. Hanedan biyolojik açıdan son derece geniş, siyasi açıdansa giderek kırılgan hale gelmişti.

Ramses’in Kızları

II. Ramses’in kızları, oğullar kadar askerî ve idari görevlerde görünmeseler de hanedanın dinsel ve törensel düzeninde önemli yer tuttu. Tapınak duvarlarındaki prenses sıraları, onların yalnızca aile üyeleri değil, kraliyet soyunun saflığını ve devamlılığını temsil eden kamusal figürler olduğunu gösterir. Abu Simbel Büyük Tapınağı’nın girişinde en büyük prenseslerden altısının heykelleri bulunuyordu.

En tanınmış kızlardan Bintanath, Isetnofret’in çocuğuydu. Adı, Yakındoğu kökenli savaş ve bereket tanrıçası Anat’ın kızı anlamına gelir; bu da Ramses dönemindeki Mısır sarayının Suriye-Filistin kültürleriyle ilişkisini yansıtır. Bintanath ilerleyen yıllarda Büyük Kraliyet Eşi unvanını aldı ve babasının dev heykellerinden birinde kardeşi Khaemwaset ile birlikte tasvir edildi.

Nefertari’nin kızı Meritamen de annesinin ölümünden sonra sarayın önde gelen kadınlarından biri haline gelerek Büyük Kraliyet Eşi unvanını taşıdı. Nebettawy adlı başka bir prenses de aynı konuma yükseldi. Firavunun bazı kızlarını kraliyet eşi ilan etmesi, bugünün aile ve evlilik kavramlarıyla açıklanamayacak kadar farklı bir hanedan düzenine aitti. Bu evlilikler, kutsal kraliyet kanını saray içinde tutmanın yanı sıra, yaşlanan firavunun çevresindeki kadınlara gerekli törensel unvanları kazandırıyordu. Bu birlikteliklerin ne ölçüde gerçek evlilik hayatı içerdiği ise her örnekte açık değildir.

Prenseslerin görünürlüğü eşit değildi. İlk doğanlar, önemli kraliçelerin çocukları ve sarayda yüksek unvanlar alanlar heykellerde ve yazıtlarda daha sık yer bulurken, onlarca kızın adı yalnızca bir tapınak sıralamasında ya da küçük bir yazılı parçada korunabildi. Bu yüzden Ramses’in kızlarının büyük bölümü için isimlerinden başka hiçbir şey bilmiyoruz.

KV5: Çocuklar İçin Dağın İçine Açılan Labirent

II. Ramses’in oğulları için Krallar Vadisi’nde hazırlanan KV5 mezarı, ailenin büyüklüğünü en çarpıcı biçimde gösteren yapıdır. Mezara daha önce girilmiş olmasına rağmen gerçek boyutları, Kent Weeks yönetimindeki Theban Mapping Project çalışmalarının 1990’larda ilerlemesiyle anlaşıldı. Koridorlar, sütunlu salonlar ve yan odalardan oluşan yapı, Krallar Vadisi’nin bilinen en büyük mezar kompleksi haline geldi; araştırmalarda 130’dan fazla oda ve bölüm saptandı.

KV5 tek bir insan için hazırlanmış düzenli bir kral mezarı değildi. Ramses’in saltanatı uzadıkça yeni odalar açılmış, daha fazla prensin defnedilmesi için yapı genişletilmiş olmalıdır. Bu nedenle mezar, yer altında büyüyen bir aile ağacını andırır. Her yeni ölüm, kayaya yeni bir koridor ya da oda eklenmesine yol açmış olabilir.

Mezar antik çağda soyuldu, sellerin taşıdığı molozlarla doldu ve içindeki kalıntıların büyük bölümü parçalandı. Buna rağmen bazı prenslerin isimlerini taşıyan eşya ve yazıt parçaları bulundu. Amun-her-khepeshef’e ait olduğu düşünülen defin malzemeleri de mezarın II. Ramses’in ilk oğullarından itibaren kullanıldığını gösterir.

KV5’in büyüklüğü, Ramses’in çocuklarına duyduğu özel sevgiyi tek başına kanıtlamaz. Burası aynı zamanda siyasal bir anıttı. Kraliyet oğulları ölümden sonra da babalarının çevresinde toplanıyor, firavunun kurduğu hanedanın kalabalığını ve devamlılığını yer altında sürdürüyorlardı.

Bir Babanın Gururu, Çocukların Gölgesi

II. Ramses çocuklarını tapınak duvarlarına işletmiş, önemli görevlere yerleştirmiş ve oğulları için Krallar Vadisi’nin en büyük mezarını hazırlatmıştı. Onları görünür kılmış, adlarını taş üzerine kaydettirmiş ve kraliyet ailesini iktidarının temel unsurlarından biri haline getirmişti. Fakat aynı anıtların anlattığı aile düzeni son derece katıydı: Çocuklar ne kadar önemli olurlarsa olsunlar, her zaman babalarının yanında küçük kalıyorlardı.

Amun-her-khepeshef savaşçı veliaht olarak yetişti, fakat tahta çıkamadı. Prens Ramses yarım yüzyıla yakın süre sırasını bekledi ve babasından önce öldü. Khaemwaset geçmişin krallarını kurtardı, fakat kendisi kral olamadı. Merneptah ise on üçüncü oğul olarak başladığı hayatın sonunda, yaşlı bir adamken dünyanın en güçlü tahtlarından birine oturdu.

II. Ramses’in çocukları arasında rahipler, komutanlar, kraliyet eşleri ve bir firavun vardı. Yine de hepsinin ortak kimliği, yaptıkları işlerden önce Ramses’in oğlu ya da Ramses’in kızı olmalarıydı. Büyük firavunun gölgesi yalnızca düşmanlarının ve ardıllarının değil, kendi çocuklarının üzerinden de hiç çekilmedi.

Okuma Önerisi

Joyce Tyldesley, Ramesses: Egypt’s Greatest Pharaoh
Aidan Dodson & Dyan Hilton, The Complete Royal Families of Ancient Egypt
Kent R. Weeks, The Lost Tomb
Kenneth A. Kitchen, Pharaoh Triumphant: The Life and Times of Ramesses II
Toby Wilkinson, The Rise and Fall of Ancient Egypt

Tagged

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *