Helsinki Bir Yılı Trafik Ölümü Olmadan Geçirdi

Evrenin Akışı Manşet

Finlandiya’nın başkenti Helsinki, son bir yıl içinde trafik kazalarına bağlı tek bir ölüm bile kaydetmeyerek Avrupa şehirleri arasında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Kent yetkilileri tarafından paylaşılan veriler, büyük metropollerde hâlâ ciddi bir sorun olmaya devam eden trafik kazalarına karşı alınan önlemlerin etkili olabileceğini gösteriyor.

Avrupa Birliği genelinde trafik kaynaklı ölümler son yıllarda düşüş eğiliminde. 2024 yılında AB ülkelerinde trafik ölümlerinde yüzde 3’lük bir azalma kaydedildi. Buna rağmen şehir içi kazalar hâlâ önemli bir risk oluşturuyor. 2023 yılında AB şehirlerinde toplam 7.807 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti. Geçtiğimiz yıl Berlin’de 55 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirirken, Brüksel bölgesinde son 12 ayda dokuz kişi hayatını kaybetti.

Yaklaşık 690 bin nüfuslu Helsinki, Avrupa başkentleri arasında görece küçük bir şehir olsa da metropol alanında yaşayan ve her gün şehre gidip gelenlerle birlikte yaklaşık 1,5 milyon kişilik bir hareketlilik barındırıyor. Bu ölçekte bir şehirde bir yıl boyunca trafik kaynaklı ölüm yaşanmaması, kent planlamacıları için önemli bir örnek olarak görülüyor.

Helsinki Belediyesi Kentsel Çevre Bölümü’nde görev yapan trafik mühendisi Roni Utriainen’e göre bu başarının arkasında birçok faktör bulunuyor. Ancak hız sınırlarının düşürülmesi en kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, bir aracın çarpma hızının 40 kilometre yerine 30 kilometreye düşürülmesinin yayaların ölüm riskini yaklaşık yarı yarıya azalttığını gösteriyor. Bu veriler doğrultusunda Helsinki, 2021 yılında şehir merkezinin ve yerleşim bölgelerinin büyük bölümünde hız sınırını 30 kilometreye düşürdü.

Yeni hız politikası, şehir genelinde kurulan 70 yeni hız kamerası ve Finlandiya’nın Vision Zero yaklaşımı doğrultusunda uygulanan denetimlerle desteklendi. Vision Zero, trafik kazalarında ölüm ve ağır yaralanmaları tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen ulusal bir güvenlik stratejisi olarak biliniyor. Finlandiya’nın trafik güvenliği kurumu Liikenneturva tarafından toplanan veriler de Helsinki’de trafik ölümlerinin bu politikalar sonrasında düzenli biçimde azaldığını ortaya koyuyor.

Kent yönetimi son beş yıldır bu başarıyı sürdürülebilir hâle getirmek için kapsamlı bir ulaşım politikası yürütüyor. Aslında Helsinki ilk kez 2019 yılında benzer bir başarı yakalamış ve o yıl boyunca hiçbir yaya veya bisikletli trafik kazalarında hayatını kaybetmemişti.

Utriainen’e göre şehirdeki dönüşüm yalnızca hız sınırlarıyla sınırlı değil. Helsinki son yıllarda otomobil merkezli şehir yapısından uzaklaşarak veri temelli ulaşım ve kent planlama politikaları geliştirdi. Birçok bölgede yollar daraltıldı ve cadde kenarlarına ağaçlar dikildi. Amaç, sürücüler için daha karmaşık bir kentsel ortam yaratarak araçların doğal olarak daha yavaş ve dikkatli hareket etmesini sağlamak.

Şehir aynı zamanda yaya ve bisiklet ulaşımına büyük yatırımlar yaptı. Helsinki genelinde 1.500 kilometreyi aşan bir bisiklet yolu ağı oluşturuldu. Bunun yanında toplu taşıma sistemi güçlendirilirken, karbon emisyonu düşük ve otonom özelliklere sahip yeni otobüsler hizmete alındı. Avrupa Yatırım Bankası’nın finansmanıyla yeni bir tramvay hattı da inşa edildi.

Yetkililere göre bu yatırımlar yalnızca ulaşım seçeneklerini çeşitlendirmekle kalmadı, aynı zamanda şehir içindeki otomobil kullanımını da azalttı. Bu durum ciddi trafik kazalarının sayısında önemli bir düşüş sağladı. Nitekim Helsinki’de trafik kazalarına bağlı yaralanma sayısı 2003 yılında 727 iken, 2023 yılında yalnızca 14 vakaya kadar geriledi.

Helsinki’nin elde ettiği bu sonuç Avrupa kurumlarının da dikkatini çekmiş durumda. Avrupa Komisyonu uzun süredir trafik kazalarındaki ölümleri azaltmayı hedefleyen politikalar üzerinde çalışıyor. Ancak ulaştırmadan sorumlu Avrupa Komiseri Apostolos Tzitzikostas’ın da belirttiği gibi birçok üye ülke hâlâ 2030 yılına kadar trafik ölümlerini yarıya indirme hedefinin gerisinde kalıyor.

Bu nedenle Helsinki’nin deneyimi, şehir planlaması ve trafik güvenliği alanında Avrupa için önemli bir model olarak değerlendiriliyor. Kentin uyguladığı düşük hız politikaları, yaya ve bisiklet odaklı ulaşım altyapısı ve veri temelli planlama yaklaşımı, büyük şehirlerde trafik güvenliğinin artırılması için örnek gösterilen yöntemler arasında yer alıyor.

Tagged