Walter Gregg: Çiftliğine Atom Bombası Düşen Adam

Tarihin Akışı

1958 yılı, Soğuk Savaş’ın en sert dönemlerinden biriydi. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki gerilim, yalnızca diplomasi masasında ya da propaganda savaşında yaşanmıyordu; gökyüzünde de sürekli hissediliyordu. O yıllarda Amerikan hava kuvvetleri, nükleer caydırıcılığı her an hazır tutmak için bazı bombardıman uçaklarını gerçek atom bombalarıyla havalandırıyordu. Bu, bir savaş çıkmadan da savaşın ağırlığını gündelik hayatın üstüne bırakıyordu. İngiltere’de yapılacak bir tatbikata giden bir B-47 bombardıman uçağı da bu gerilimin havadaki parçalarından biriydi. Uçağın içinde Mark 6 tipi bir bomba bulunuyordu.

Uçak Güney Carolina semalarındayken kokpitte bir uyarı ışığı yandı. Sorun, bombanın yükleme sistemindeydi. Görünüşe göre kilitleme pimi olması gerektiği gibi takılmamıştı. Bu tür bir aksaklık, zaten başlı başına ciddi bir meseleydi; çünkü taşınan yük sıradan bir mühimmat değildi. Kaptan Bruce Kulka, arızayı yerinde kontrol etmek için bombanın bulunduğu bölmeye gitti. Ancak burada küçük bir teknik müdahale, dehşet verici bir kazaya dönüştü. Kulka, kilitleme pimini düzeltmeye çalışırken yanlışlıkla bombanın acil durum serbest bırakma düğmesine bastı. Bir anda devasa bomba uçaktan ayrıldı ve aşağıya düşmeye başladı.

Tam o sırada Walter Gregg ve ailesi, Mars Bluff yakınlarındaki evlerinin çevresinde gündelik işlerle uğraşıyordu. Çiftlik hayatının sıradan saatlerinden biriydi. Sonra gökten ölüm indi. Kısa süre sonra yaşanan patlama, Gregg ailesinin hayatını bir anda altüst etti. Bomba, evin hemen yakınına, çiftliğe komşu ormanlık alana düştü. Patlamanın şiddeti öylesine büyüktü ki ev yerle bir oldu, çevrede büyük hasar oluştu ve toprakta yaklaşık 20 metre genişliğinde, 10 metre derinliğinde dev bir krater açıldı.

Olayın en şaşırtıcı tarafı ise, bütün bu yıkıma rağmen Gregg ailesinin hayatta kalmasıydı. Walter Gregg önce ailesini kontrol etti ve mucize eseri kimsenin ağır şekilde yaralanmadığını gördü. Soğuk Savaş’ın nükleer gölgesi, bir Amerikan çiftliğinin bahçesine kadar inmişti ama bu kez tam anlamıyla bir felaket yaşanmadı. Bombanın nükleer çekirdeği aktif değildi; bu yüzden atom patlaması gerçekleşmedi. Eğer öyle olsaydı, Mars Bluff yalnızca bir kaza haberi değil, Amerikan tarihinin en korkunç iç felaketlerinden biri olarak anılırdı.

Bugün bile o olayın izi arazide görülebiliyor. Açılan krater ve çevresindeki tahribat, Soğuk Savaş’ın ne kadar kırılgan bir denge üzerine kurulduğunu hatırlatıyor. Bazen tarihin yönünü büyük liderler değil, bir uyarı ışığı, yanlış takılmış bir pim ve yanlışlıkla basılan tek bir düğme değiştirebiliyor.Neyse ki, bombasının nükleer ateşleyici çubuğu takılı değildi. Bu durum, tarihin en büyük nükleer felaketlerinden birinin önüne geçti.

Ordu, Gregg ve ailesine bombanın yok ettiği her şeyi yeniden inşa etmeleri ve konuşmamaları için 54.000 dolar ödedi. Aynı zamanda, uçakların kalkıştan önce yüklerinin kilitlendiğinden emin olmalarını gerektiren yeni bir kuralı yürürlüğe soktu.

Tagged