Bonnie Tyler hayatını kaybetti. 8 Haziran 1951’de Galler’in Skewen kasabasında Gaynor Hopkins adıyla dünyaya gelen şarkıcı, 75 yaşında Portekiz’de yaşamını yitirdi. Son dönemde sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor, mayıs ayında geçirdiği acil bağırsak ameliyatının ardından tedavi görüyordu.
Onu yalnızca bir şarkıcı olarak anmak biraz eksik kalır. Bonnie Tyler, özellikle 1980’leri ve 1990’ları kasetlerle, kliplerle, yabancı müzik listeleriyle, televizyondan yakalanan şarkılarla yaşayan kuşaklar için bir dönemin duygusuydu. Bazı sesler vardır, teknik olarak açıklanabilir ama asıl etkisi başka yerdedir. Bonnie Tyler’ın sesi de öyleydi. Kısık, çatlak, hırıltılı, biraz yaralı, biraz meydan okuyan bir sesti. Sanki şarkı söylemiyor da hayatla boğuşurken melodiyi yanında sürüklüyordu.
Bu ses, aslında kariyerinin başında geçirdiği bir boğaz ameliyatından sonra onun alametifarikası haline geldi. 1970’lerin sonunda “Lost in France” ve özellikle “It’s a Heartache” ile adını duyurdu. “It’s a Heartache”, yalnızca iyi bir pop-rock şarkısı değildi; Bonnie Tyler’ın sesindeki kırılganlıkla sertliği aynı anda duyuran ilk büyük işaretlerden biriydi.
Sonra 1983 geldi. Jim Steinman imzalı “Total Eclipse of the Heart”, Bonnie Tyler’ı dünya çapında bir pop ikonuna dönüştürdü. O şarkının büyüklüğü yalnız melodisinden ya da dramatik düzenlemesinden gelmiyordu. Bonnie Tyler, o şarkıda 1980’lerin bütün aşırılığını, bütün duygusal taşkınlığını ve bütün sinematik karanlığını tek başına taşıdı. “Turn around, bright eyes” cümlesi bir pop nakaratından fazlasına dönüştüyse, bunda onun sesinin payı büyüktü. Şarkı Grammy adaylıkları getirdi, listeleri ele geçirdi ve yıllar içinde karaoke gecelerinden tutulma haberlerine kadar popüler kültürün en dayanıklı şarkılarından biri oldu.
Bonnie Tyler’ın bir başka unutulmaz parçası da “Holding Out for a Hero” oldu. O şarkı, 1980’lerin büyük, abartılı, rüzgârlı, neon ışıklı kahramanlık duygusunu neredeyse tek başına özetliyordu. Bugün hâlâ bir filmde, dizide, reklamda ya da eski bir müzik programında duyulduğunda hemen aynı duygu geri gelir: büyük bir sahne, yükselen tempo, gençliğin aceleciliği ve insanın kendini olduğundan daha güçlü hissetme arzusu.
Bizim kuşağımız için Bonnie Tyler biraz da buydu. Dünyanın daha büyük, müziğin daha teatral, kliplerin daha tuhaf, duyguların daha açık yaşandığı yıllardan kalan bir sesti. Onun şarkıları, yalnızca dinlenen değil, hatırlanan şarkılardı. Bir yerde çalmaya başladığında insan melodiden önce zamanı hatırlar: odaları, kasetleri, radyoları, gece yarısı televizyonlarını, yabancı şarkı sözlerini tam anlamadan yine de ezbere söylemeyi.
Kariyerinin sonraki yıllarında Bonnie Tyler hiçbir zaman yalnızca nostaljiye sıkışmadı. Konserler verdi, albümler yayımladı, 2013’te Birleşik Krallık adına Eurovision’da sahneye çıktı ve müziğe katkıları nedeniyle MBE nişanıyla onurlandırıldı. Ama onun asıl nişanı, dinleyicilerin hafızasında kaldı. Çünkü bazı sanatçılar listelerdeki başarılarıyla, bazıları da insanın kişisel tarihinde kapladıkları yerle ölçülür. Bonnie Tyler ikisini de başardı.
Onu bugün anarken akla önce o ses geliyor. Cilalı, pürüzsüz, kusursuz bir ses değil; tam tersine, pürüzüyle güzel bir ses. Belki de bu yüzden bunca yıl eskimedi. Çünkü hayatın kendisi de çoğu zaman pürüzsüz değildir. Bonnie Tyler, aşk acısını, özlemi, bekleyişi, kırılmayı ve ayağa kalkmayı büyük cümlelere ihtiyaç duymadan anlatabildi. Bir nakarat yükseldiğinde, sesindeki çatlak her şeyi söyledi.
Bonnie Tyler artık aramızda değil. Ama “It’s a Heartache”in ilk gitarları, “Total Eclipse of the Heart”ın karanlık ihtişamı, “Holding Out for a Hero”nun koşar adım gelen enerjisi hâlâ burada. Gençliğimizin bir köşesinde, biraz puslu, biraz romantik, biraz fazla dramatik ama hep sahici biçimde duruyor.
Bazı sesler susunca kaybolmaz. Sadece daha uzaktan gelmeye başlar.
