Bazen büyük bir protesto yürüyüşüyle anlatılamayan şeyleri bir melodiyle, bir dizeyle, bir haykırışla anlatmak mümkündür. Nina Simone, hemen her şarkısıyla isyanının sesini yükseltirken, en güçlü haykırış Mississippi Goddam ile geldi. Bu, onun kariyerindeki en siyasi, en açık sözlü ve en öfkeli eseriydi. Şarkı, yalnızca bir sanatçının değil, sistematik ırkçılığa maruz kalan milyonlarca insanın birikmiş çığlığıydı.
15 Eylül 1963’te, Alabama’nın Birmingham kentindeki 16th Street Baptist Kilisesi, beyaz ırkçı faşist terör örgütü Ku Klux Klan tarafından bombalandı. Patlama sonucunda dört siyah çocuk hayatını kaybetti. Olay, sadece Amerika değil, dünya kamuoyunda büyük bir öfke yarattı. Nina Simone, haberi aldığında sanatla değil, silahla karşılık vermeyi düşündüğünü yıllar sonra şöyle anlatacaktı:
“Önce bir silah yapmaya çalıştım. Malzemeleri topladım. İçlerinden birini vuracaktım, kim olduğu umurumda değildi… Ama o zamanki kocam Andy dedi ki, ‘Nina, kimseyi öldüremezsin. Sen bir müzisyensin. Yapman gerekeni yap.’ Oturup piyanonun başına geçtiğimde, bütün şarkı bir anda ortaya çıktı. Yazmayı hiç durdurmadım. Ta ki bitene kadar.”
Metafor Yok. Doğrudan, Açık, Öfkeli
“Mississippi Goddam” metaforlarla örülmüş bir sanat eseri değil. Simone, ne hissettiyse aynen söylüyor. Zaten şarkının açılış sözleri, bu doğrudanlığı kanıtlar nitelikte:
Alabama beni çok öfkelendirdi
Tennessee uykularımı kaçırdı
Ve herkes Mississippi’yi biliyor… Allah belasını versin Mississippi’nin!
Simone bu şarkıda yalnızca saldırıyı gerçekleştiren beyaz üstünlükçü canilere değil, durumu geçiştiren siyasetçilere, “aman kimseyi üzmeyelim” diyen liberallere, değişimi yavaşlatan bürokrasiye de ateş püskürür.
Gülümseyen Bir Melodiyle Yakıcı Bir Öfke
Şarkının en çarpıcı yönlerinden biri, peppy (neşeli) bir piyano ritmiyle sunulan bu sert içerik olması. Simone sahnede şarkıyı söylerken sanki bir kabare şovundaymış gibi gülümser, ama sözleri zehir gibidir. Bu zıtlık, dinleyiciye şu mesajı verir: “Bizi gülerek dinliyorsunuz, ama biz ölüyoruz.” Nina Simone, şarkının bir yerinde ironiyle “Bu bir müzikal şarkısı, ama henüz yazılmamış bir müzikalin!” der.
“Mississippi Goddam”, sadece bir şarkı değil; bir direnişin sesi, bir toplumun kalp çarpıntısı. Nina Simone’un öfkesi; sistemin, düzenin, sessiz kalmanın ve oyalamanın üzerine yağdırılmış bir şimşektir. Şarkı, sanatın sadece güzellik üretmek için değil, adalet talep etmek için de var olduğunu kanıtlar. Simone bu parçayı yazalı altmış yıl oldu. Ama “Mississippi Goddam” hâlâ güncel. Hâlâ siyahların yaşamları sorgulanıyor. Hâlâ “biraz yavaş” deniyor. Hâlâ eşitlik değil, sabır isteniyor.
Simone’un şu sözleri, bugünü de anlatıyor:
“Yanımda yaşamak zorunda değilsiniz, sadece eşitliğimi verin.”
Bu parçanın adı Mississippi Goddam
Ve her kelimesinde ciddiyim
Alabama beni çok öfkelendirdi
Tennessee uykularımı kaçırdı
Ve herkes Mississippi’yi biliyor – Allah belasını versin Mississippi’nin!
Alabama beni çok öfkelendirdi
Tennessee uykularımı kaçırdı
Ve herkes Mississippi’yi biliyor – Allah belasını versin Mississippi’nin!
Görmüyor musun? Hissedemiyor musun?
Her şey havada
Bu baskıya daha fazla dayanamam
Birisi dua etsin artık
Alabama beni çok öfkelendirdi
Tennessee uykularımı kaçırdı
Ve herkes Mississippi’yi biliyor – Allah belasını versin Mississippi’nin!
Bu bir müzikal şarkısı
Ama henüz yazılmamış bir müzikal için
Tazılar peşimde
Okul çocukları hapiste oturuyor
Siyah kedi yolumu kesiyor
Sanırım her günüm son günüm olacak
Tanrım, ülkem için merhamet et
Vakti geldiğinde hepimiz cezamızı çekeceğiz
Ne buraya aitim ne oraya
Artık dua etmeye bile inanmıyorum
Bana söyleme, sana ben söyleyeyim
Ben ve halkım artık sıramızı beklemeyi bitirdik
Oradaydım, biliyorum
Hep aynı şeyi söylüyorlar: “Yavaş git”
Ama işte asıl mesele bu (yavaş yap)
Camları silmek (çok yavaş)
Pamuğu toplamak (çok yavaş)
Sen düpedüz çürümüşsün (çok yavaş)
Çok tembelsin (çok yavaş)
Bu düşünce tarzı deli işi (çok yavaş)
Nereye gidiyorum? Ne yapıyorum?
Bilmiyorum, bilmiyorum
Sadece elinden gelenin en iyisini yapmaya çalış
Ayağa kalk, diğerleriyle birlikte sayıl
Çünkü herkes Mississippi’yi biliyor – Allah belasını versin Mississippi’nin!
Beni şaka yapıyor sandınız, değil mi?
Grevler, okul boykotları
Onlar diyor ki bu komünist komplosuymuş
Tek istediğim eşitlik
Kız kardeşim için, erkek kardeşim için, halkım ve kendim için
Evet, bana tüm bu yıllar boyunca yalan söylediniz
Bana dediniz ki kulaklarını yıka ve temizle
Ve bir hanımefendi gibi düzgün konuş
O zaman bana “Sadie Bacı” demeyi bırakacaktınız
Ama bu ülke tamamen yalanlarla dolu
Hepiniz öleceksiniz, sinekler gibi öleceksiniz
Artık size güvenmiyorum
Sürekli diyorsunuz ki: “Yavaş git”
Yavaş git
Ama işte asıl mesele bu (çok yavaş)
Ayrımcılığın kaldırılması (çok yavaş)
Kitlesel katılım (çok yavaş)
Yeniden birleşme (çok yavaş)
Her şeyi yavaş yavaş yapın (çok yavaş)
Ama daha fazla trajedi getirin (çok yavaş)
Neden göremiyorsun? Neden hissedemiyorsun?
Bilmiyorum, bilmiyorum
Benim yanımda yaşamak zorunda değilsin
Sadece bana eşitliğimi ver
Herkes Mississippi’yi biliyor
Herkes Alabama’yı biliyor
Herkes Mississippi’yi biliyor – Allah belasını versin Mississippi’nin!
İşte bu kadar!
