Joan Fontaine, klasik Hollywood’un en kırılgan ama en unutulmaz yüzlerinden biri olarak sinema tarihine geçen oyunculardan biriydi. 22 Ekim 1917’de Tokyo’da Joan de Beauvoir de Havilland adıyla dünyaya geldi. Britanyalı bir ailenin çocuğuydu; babası Walter de Havilland patent hukuku alanında çalışan bir avukattı, annesi Lilian ise oyunculuk geçmişi olan bir isimdi. Ailesinin dağılmasının ardından annesi ve ablası Olivia de Havilland ile birlikte California’ya taşındı. Joan Fontaine sahne adını daha sonra aldı ve 1930’ların ortasında Hollywood’da küçük rollerle görünmeye başladı. No More Ladies, A Damsel in Distress, Quality Street, Gunga Din ve The Women gibi filmlerde yer aldı, ancak bu yıllar daha çok dikkat çekmeye çalışan genç bir oyuncunun hazırlık dönemi olarak kaldı.
Joan Fontaine’in kariyerini asıl değiştiren film ise Alfred Hitchcock’un 1940 tarihli Rebeccasi oldu. Daphne du Maurier uyarlaması olan filmde, evlendiği adamın malikânesine taşındıktan sonra görünmeyen ama her yere sinmiş Rebecca’nın gölgesinde sıkışan genç Mrs. de Winter’ı oynadı. Fontaine’in bu performansı ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı getirdi ve Hollywood’daki yerini bir anda yukarı taşıdı. Hemen ardından yine Hitchcock’la Suspicionda çalıştı. Cary Grant’le başrolü paylaştığı bu filmde, kocasının bir katil olabileceğinden korkan Lina karakterini canlandırdı. Joan Fontaine bu rolle 1941 yılı için En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı. Bu ödül, Hitchcock filmiyle kazanılmış tek oyunculuk Oscar’ı olarak da ayrı bir yerde duruyor.
1940’ların geri kalanında Joan Fontaine artık yalnızca umut vadeden bir oyuncu değil, büyük stüdyo sisteminin önde gelen kadın yıldızlarından biriydi. This Above All, Jane Eyre, Ivy ve özellikle Max Ophüls imzalı Letter from an Unknown Woman, onun ekran persona’sını daha da güçlendirdi. Fontaine çoğu zaman duygusal baskı altında kalan, tehlike sezgisi güçlü, kırılgan ama içten içe dirençli kadınları oynadı. Bu yönüyle döneminin başka yıldızlarından ayrıldı. Kariyeri boyunca 45’ten fazla filmde yer aldı ve yalnızca Hitchcock’la değil, George Stevens, Max Ophüls ve Billy Wilder gibi önemli yönetmenlerle de çalıştı.
Joan Fontaine’in özel hayatı ise kariyerindeki zarafet kadar sakin ilerlemedi. Dört evlilik yaptı, iki çocuk büyüttü ve ablası Olivia de Havilland ile yaşadığı uzun süreli gerilim kadar oyunculuğuyla da konuşuldu. 1943’te Amerikan vatandaşlığı aldı; aynı zamanda pilotluk lisansı bulunan, iç mimarlıkla ilgilenen ve mutfak sanatlarına meraklı çok yönlü bir isimdi. Fontaine, 15 Aralık 2013’te California’daki Carmel Highlands evinde 96 yaşında hayatını kaybetti. Bugün Joan Fontaine adı hâlâ en çok Rebecca ve Suspicion ile anılıyor; çünkü klasik Hollywood’un korku, arzu ve tedirginlik üzerine kurulu en güçlü kadın yüzlerinden biriydi.
