Stanley Kubrick, Dr.Strangelove Ve Kayıp Pasta Savaşı

Görüntünün Akışı

Stanley Kubrick’i ve eserlerini yakından takip edenler, hakkında yazılmış kitapları, söyleşileri ve set anılarını okuyanlar bilirler. Sinema tarihinin en büyük kara komedilerinden Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964), aslında bugün bildiğimizden bambaşka bir sona sahip olacaktı. Üstelik söz konusu alternatif final yalnızca senaryoda kalmış bir fikir değildi. Sahne gerçekten çekilmiş, oyuncular günlerce kremalara bulanmış, sinema tarihinin belki de en görkemli pasta savaşı kameralar önünde yaşanmıştı.

Peki, Kubrick neden bu sahneden vazgeçti? Daha da önemlisi, çekildiğini kesin olarak bildiğimiz görüntüler bugün nerede?

Dünyanın Sonunda Bir Pasta Savaşı

Hatırlayalım. Amerikan ve Sovyet yöneticileri nükleer felaketi önlemek için son derece ciddi yüz ifadeleriyle tartışırken, insanlığın kaderini belirleyen kararlar giderek akıl dışı bir hâl alır. Dünyanın geleceği, kendilerini son derece akıllı zanneden birkaç adamın ellerindedir. Üstelik bu adamların önemli bir kısmı, bir çocuk odasını yönetebilecek olgunlukta bile değildir.

Kubrick’in tasarladığı orijinal finalde bu çelişki görkemli bir fiziksel komediye dönüşüyordu. Nükleer savaş artık kaçınılmaz hâle gelirken, Pentagon’un ünlü War Room’unda tarihin en büyük pasta savaşlarından biri patlak veriyordu. Amerikan başkanı, Sovyet büyükelçisi, generaller, danışmanlar ve diğer görevliler birbirlerine kremalı pastalar fırlatmaya başlıyorlardı. Savaşın ilk kıvılcımı, Sovyet Büyükelçisi de Sadeski’nin General Buck Turgidson’a fırlattığı pastanın hedefini şaşırarak Başkan Merkin Muffley’ye isabet etmesiyle çakılıyordu. Ardından ortalık birbirine giriyordu. Dışarıda gerçek nükleer bombalar patlarken içeride kremalı pastalar havada uçuşuyordu. İnsanlığın sonunu hazırlayan adamlar, kendi aralarında son derece ilkel bir kavgaya girişmişlerdi.

Bundan daha iyi bir savaş metaforu bulmak gerçekten kolay değil.

Ancak filmi seyreden herkes biliyor ki Dr. Strangelove böyle bitmiyor. Kubrick, insanlığın nükleer patlamalarla yok oluşunu Vera Lynn’in söylediği We’ll Meet Again eşliğinde göstererek sinema tarihinin en unutulmaz finallerinden birine imza atıyor.

Kubrick Neden Pasta Savaşını Kesti?

Sahnenin filmden çıkarılmasına ilişkin yıllardır birbirinden farklı açıklamalar yapılıyor. Bunların ilki Kubrick’in kişiliğine teoride uygun görünse de pratikte pek ikna edici değil. Söylentiye göre Kubrick, son derece ciddi bir pasta savaşı istiyordu. Oyuncuların birbirlerine pastaları büyük bir hınçla, gerçek bir savaşın öfkesiyle fırlatmalarını bekliyordu. Oysa ortaya çıkan görüntülerde oyuncular kendilerini tutamamış, kahkahalara boğulmuşlardı. Eh, karşınızda size çığlıklar atarak pasta fırlatan, yüzü gözü kremaya bulanmış bir Peter Sellers varsa gülmemek pek kolay olmasa gerek.

Senarist Terry Southern da sahnenin beklenenden çok daha neşeli bir hâle geldiğini anlatmıştı. Yönetmenin aradığı karanlık, saldırgan ve neredeyse ürkütücü atmosfer yerine kocaman bir çocuk eğlencesi ortaya çıkmıştı. Ama burada küçük bir itirazımız var. Kubrick’in çalışma yöntemlerini bilen herkes, yönetmenin istediği sonucu elde edinceye kadar sahneyi defalarca çekmekten kaçınmadığını da bilir. Eğer finalin mutlaka pasta savaşıyla bitmesini kafasına koymuşsa, oyuncular gülmeyene kadar çekimleri sürdürmesini beklemek pek de mantıksız olmazdı.

Yine de sahnenin büyüklüğü bu kez farklı bir sorun yaratmış olabilir. Yapım tasarımcısı Ken Adam’ın anlattıkları, War Room’daki mücadelenin sıradan bir komedi sahnesinin çok ötesine geçtiğini gösteriyor. Binlerce pasta hazırlanmış, devasa dekorun içinde tam anlamıyla bir kaos yaratılmıştı.

Kubrick’in Kendi Açıklaması

Kubrick, 1969’da Joseph Gelmis’e verdiği söyleşide pasta savaşını neden çıkardığını oldukça açık biçimde anlatmıştı. Yönetmene göre sahne, filmin geri kalanındaki hiciv tonuyla uyuşmuyordu. Kara komedinin keskinliği, kontrolsüz bir fars gösterisine dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.

Bu açıklama aslında Kubrick’in sinema anlayışıyla son derece uyumlu. Dr. Strangelove komik olduğu kadar rahatsız edici bir film. Seyirci gülüyor ama güldüğü şeyin insanlığın topluca yok oluşu olduğunu hiçbir zaman unutmuyor. Birbirinden absürt karakterler, tuhaf diyaloglar ve akıl dışı kararlar son derece ciddi bir görsel dünya içinde sunuluyor. Pasta savaşı ise bu dengeyi bozabilirdi. Seyirci, nükleer felaketin dehşetinden çok oyuncuların birbirlerine attıkları pastaları hatırlayabilirdi. Kubrick belki de sinema tarihinin en komik sahnelerinden birini, daha güçlü bir film elde etmek için feda etmişti.

Kennedy Suikastının Gölgesi

Bir diğer açıklama ise çok daha politik. Dr. Strangelove tamamlanma aşamasındayken, 22 Kasım 1963’te ABD Başkanı John F. Kennedy suikasta uğradı. Filmin başlangıçta Aralık 1963 için planlanan gösterimi, Ocak 1964’e ertelendi. Böylesine büyük bir ulusal travmanın hemen ardından Amerikan başkanının vurulmasını çağrıştıran bir sahne göstermek ciddi bir sorun yaratabilirdi.

Üstelik pasta savaşının senaryosunda tam da buna benzeyen bir replik bulunuyordu. Başkan Muffley’nin yüzüne pasta isabet ettiğinde General Turgidson, başkanın hayatının baharında vurulduğunu söyleyerek yardım istiyordu. Elbette burada gerçek bir silah değil, kremalı pasta söz konusuydu. Fakat Kennedy suikastının ardından bu şakanın taşıdığı anlam tamamen değişmişti.

Filmin kurgucusu Anthony Harvey, Columbia Pictures’ın söz konusu sahnenin Kennedy ailesini incitebileceğinden endişelendiğini anlatmıştı. Buna karşılık Kubrick biyografisini yazan Alexander Walker, yönetmenin sahneyi suikasttan önce çıkarmaya karar verdiğini savunuyordu. Dolayısıyla Kennedy bağlantısı bütünüyle uydurma bir şehir efsanesi değil. Ancak pasta savaşının çıkarılmasındaki tek ya da belirleyici neden olduğunu söylemek de mümkün değil.

Weegee’nin Objektifindeki Kayıp Final

Sinemaseverlerin ve Kubrick hayranlarının kafasını karıştıran çok daha önemli bir soru var: Görüntüler nerede?

Pasta savaşının gerçekten çekildiğini gösteren en önemli kanıtlar, ünlü fotoğrafçı Weegee’nin set sırasında çektiği fotoğraflar. Asıl adı Arthur Fellig olan Weegee, özellikle New York sokaklarında çektiği suç, cinayet ve gece hayatı fotoğraflarıyla tanınıyordu. Kubrick’in film setinde de son derece çarpıcı görüntüler yakalamıştı.

Fotoğraflarda takım elbiseli devlet adamlarının kremalara bulandığını, oyuncuların birbirlerine saldırdığını ve War Room’un büyük bir karmaşa alanına dönüştüğünü görüyoruz.

Kubrick’in kızı Katharina da çekimlerde bulunduğunu ve annesiyle birlikte pasta fırlattığını yıllar sonra anlatmıştı. Üstelik kullanılan pastaların gerçek hamur işi olmadığını, tıraş köpüğüyle doldurulmuş hafif malzemelerden hazırlandığını da açıklamıştı.

Görüntüler Gerçekten Kayboldu Mu?

Yıllarca filmin her DVD ve Blu-ray baskısında kesilmiş sahneler arasında pasta savaşını arayan Kubrick hayranları hayal kırıklığına uğradı.

Ancak görüntülerin tamamen ortadan kaybolduğunu düşünmek de doğru değil. Uluslararası Fotoğraf Merkezi’nin yayımladığı araştırmaya göre sahne, Kubrick’in ölümünden sonra British Film Institute’taki bir retrospektifte sınırlı biçimde gösterildi. Dolayısıyla en azından bir dönem izlenebilir durumda olan bir kopyasının bulunduğunu biliyoruz. Bununla birlikte görüntüler, geniş izleyici kitlesinin erişebileceği resmî bir video yayınına dönüşmedi.

Kubrick’in beğenmediği sahneleri filmlerinden çıkarmakta son derece kararlı olduğu biliniyor. Kimi zaman tamamlanmış filmlere bile müdahale edebilen bir yönetmenden söz ediyoruz.

Yine de pasta savaşı özel bir örnek. Çünkü sahne kötü çekildiği için değil, belki de fazlasıyla iyi bir komediye dönüştüğü için çıkarılmıştı.

Bugün eldeki fotoğraflara bakınca, Kubrick’in vazgeçtiği şeyin ne kadar olağanüstü olabileceğini tahmin etmek mümkün. Nükleer kıyameti hazırlayan dünyanın en güçlü adamlarının birbirlerini kremalı pastalara boğduğu o muazzam sahneyi, bütün hareketliliğiyle izleyebilmek sinema tarihinin kayıp hazinelerinden birine kavuşmak anlamına gelecek.

Umudumuz, Kubrick’in geride bıraktığı devasa arşivin bir köşesinden bu görüntülerin günün birinde çıkması ve herkesin erişimine açılması.

Belki de o zaman sinema tarihinin en büyük sorularından birine cevap bulacağız: Stanley Kubrick, dünyanın sonunu anlatırken gerçekten de dünyanın en büyük pasta savaşını mı çekmişti?

Okuma/İzleme/Dinleme Önerileri

  • Stanley Kubrick – Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964): Nükleer savaş paranoyasını sinema tarihinin en güçlü kara komedilerinden birine dönüştüren film.

  • Peter Krämer – Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb: Filmin yapım sürecini, Soğuk Savaş bağlamını ve Kubrick’in anlatım tercihlerini inceleyen çalışma.

  • Vincent LoBrutto – Stanley Kubrick: A Biography: Yönetmenin çalışma yöntemleri, yaratıcı kararları ve set süreçlerini ayrıntılı biçimde ele alan biyografi.

  • Alison Castle (Ed.) – The Stanley Kubrick Archives: Kubrick’in filmlerine ait fotoğraflar, tasarımlar, belgeler ve yapım materyallerinden oluşan kapsamlı arşiv kitabı.

  • Joseph Gelmis – The Film Director as Superstar: Kubrick’in 1969 tarihli söyleşisini de içeren, yönetmenlerin yaratıcı süreçlerini kendi sözleriyle anlattıkları çalışma.

  • Stanley Kubrick: A Life in Pictures (2001): Jan Harlan’ın yönettiği, Kubrick’in hayatını ve sinemasını çalışma arkadaşlarının tanıklıklarıyla inceleyen belgesel.

Tagged