13. yüzyılda Hindistan’ın Delhi kentinde bir kadının tahta çıkması, yalnızca saray geleneklerine değil, dönemin siyasi düzenine de meydan okumak anlamına geliyordu. Türk kökenli Memlük Hanedanı’nın hükümdarı Şemseddin İltutmuş, oğulları yerine kızı Raziye’yi veliaht seçtiğinde güçlü emirlerin tepkisini çekmişti. Ancak babasının ölümünün ardından başlayan taht mücadelesi, hiç beklemedikleri bir sonuç doğuracaktı. Raziye Sultan, 1236 yılında Delhi Sultanlığı’nın başına geçerek devletin ilk ve tek kadın sultanı oldu. Yaklaşık dört yıllık saltanatı, askeri seferler, saray entrikaları, yasak aşk söylentileri ve ölümcül bir iktidar mücadelesiyle şekillenecekti.
Babasının Oğulları Yerine Seçtiği Kız
Raziye, Delhi Sultanlığı’nı güçlendiren hükümdarlardan Şemseddin İltutmuş’un kızıydı. Sarayda iyi bir eğitim aldı; devlet yönetimi, diplomasi ve askeri konularda yetiştirildi. Babası 1231 yılında Gwalior seferine çıktığında başkentin yönetimini ona emanet etti.
Raziye’nin bu görevdeki başarısı, hükümdarın veliaht tercihini belirledi. İltutmuş, oğullarının tahtı yönetebilecek niteliklere sahip olmadığına inanıyordu. Bu nedenle kızını varisi ilan etti. Ancak Delhi’nin güçlü Türk emirleri, bir kadının hükümdarlığını kabullenmeye hazır değildi.
Kardeşini Tahttan İndiren Sultan
İltutmuş’un 1236 yılında hayatını kaybetmesinin ardından emirler, vasiyetini görmezden gelerek oğlu Rükneddin Firuz’u tahta çıkardı. Devlet yönetiminde annesi Şah Türkan’ın etkili olduğu bu dönem, saray içi çatışmalar ve isyanlarla sarsıldı.
Raziye ise mücadeleden vazgeçmedi. Delhi halkının desteğini kazanarak kardeşine karşı harekete geçti. Rükneddin’in yaklaşık altı ay süren saltanatı sona erdi ve Raziye, Kasım 1236’da Delhi tahtına oturdu. Artık yalnızca bir hükümdarın kızı değil, Hindistan’ın kuzeyindeki güçlü bir devletin sultanıydı.
Sultan Unvanını Tercih Eden Kadın
Raziye’nin dikkat çekici kararlarından biri, kendisini bir hükümdarın eşi anlamında da kullanılan sultana unvanıyla sınırlamamasıydı. Doğrudan sultan sıfatını benimsedi. Geleneksel kadın kıyafetlerini bırakarak erkek hükümdarların giyim tarzına yakın kıyafetlerle halkın karşısına çıktı. Ata biniyor, askeri seferlere katılıyor ve devlet işlerini doğrudan yönetiyordu.
Kendi adına para bastırdı, eğitim kurumlarını destekledi ve merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalıştı. Ancak en önemli siyasi hedeflerinden biri, Türk aristokrasisinin devlet yönetimindeki belirleyici gücünü azaltmaktı.
Yâkut Söylentileri Ve Saray Entrikaları
Raziye’nin karşısındaki en güçlü muhalefet, Kırklar olarak bilinen Türk emirleri grubuydu. Sultan, bu seçkinlerin nüfuzunu dengelemek amacıyla farklı kökenlerden yöneticilere önemli görevler vermeye başladı.
Habeş kökenli Cemaleddin Yâkut’u sarayın üst düzey görevlerinden birine getirmesi büyük tepki çekti. Yâkut’un hükümdarla yakın ilişkisi, zamanla ikisi arasında romantik bir bağ bulunduğuna ilişkin söylentilere dönüştü.
Bu söylentiler, Raziye’nin hayatını konu alan anlatıların en popüler unsurlarından biri oldu. Ancak saraydaki asıl çatışma, hükümdarın emirlerden bağımsız hareket etme isteğiyle ilgiliydi. Raziye’nin kararları, yıllardır siyasi ayrıcalıklarını koruyan aristokrasinin iktidarını tehdit ediyordu.
Esaret, Evlilik Ve Trajik Son
1240 yılında Bhatinda Valisi Melik İhtiyareddin Altuniya’nın başlattığı isyan, Raziye’nin saltanatını sona erdirecek olayları tetikledi. İsyanı bastırmak üzere sefere çıkan hükümdarın kuvvetleri yenildi, Yâkut öldürüldü ve Raziye esir alındı. Delhi’de ise kardeşi Behram Şah tahta çıkarılmıştı. Raziye, iktidarı yeniden ele geçirmek amacıyla kendisini esir alan Altuniya ile evlendi ve onunla birlikte Delhi üzerine yürüdü.
Ancak iki müttefikin ordusu yenilgiye uğradı. Raziye Sultan, Ekim 1240’ta Kaithal yakınlarında hayatını kaybetti. Delhi tahtındaki sıra dışı hükümdarlığı böylece sona erdi.
Raziye Sultan’ın Tarihteki Mirası
Raziye Sultan’ın saltanatı üç yıl on bir aydan kısa sürdü. Buna rağmen Delhi Sultanlığı’nın yaklaşık üç yüzyıllık tarihinde tahtı kendi adına elinde tutan tek kadın olarak kaldı.
Döneminin tarihçileri bile onun cesaretini, adalet anlayışını ve yönetim becerisini övmüştü. Fakat bu nitelikler, erkek egemen siyasi düzenin direncini kırmaya yetmedi.
Raziye’nin hikâyesini unutulmaz kılan yalnızca bir kadının tahta çıkması değildi. Babasının kendisine bıraktığı tahtı önce kardeşinden almış, ardından güçlü emirlerin denetimine girmeyi reddetmişti. Onu iktidara taşıyan yetenekleri kadar, bu bağımsızlık ısrarı da Delhi tarihindeki yerini belirledi.
Okuma Önerileri
- Shahla Haeri — The Unforgettable Queens of Islam, Raziye Sultan bölümü, Cambridge University Press, 2020.
-
P. Bhaskar Reddy — The Slave Dynasty (1206–1290), Outlines of Indian History.
-
Sarmaya Arts Foundation — Razia Sultan, Silver Tanka, Raziye Sultan döneminin sikkeleri ve hükümdarlığı üzerine koleksiyon incelemesi.
