Brezilya seçimlerinde Bolsonaro ailesine destek veren futbol yıldızlarının hesabı tutmadı. Neymar, Felipe Melo, Daniel Alves ve diğerleri kaybeden tarafta kalırken Raí, Juninho Pernambucano, Paulinho ve kadın futbolunun yıldızları seçim gecesini galibiyetle kapattı. Üstelik sahadakiyle sandıktaki performansın pek de aynı şey olmadığını bir kez daha gördük.
Brezilya’da 25 Ekim gecesi siyasetin skor tabelası son kez değişti. Luiz Inácio Lula da Silva, oyların yüzde 51,79’unu alarak dördüncü kez devlet başkanlığına seçildi. Rakibi Flávio Bolsonaro yüzde 48,21’de kaldı. İlk turu önde bitiren Bolsonaro’nun son düzlükte geride kalması, futbol dünyasındaki ünlü destekçilerini de hayli talihsiz bir pozisyona düşürdü.
Çünkü bu seçimde bazı futbolcular yalnızca oy kullanmakla yetinmemiş, adeta kampanya takımının formasını giymişti. Özellikle Neymar, seçimden hemen önce kameralar karşısına geçip Bolsonaro’nun 22 numarasını işaret etmişti. Brezilyalı yıldızın siyasi tercihi açıkça ortadaydı. Ne var ki futbolun en pahalı ayaklarından birinin siyasetteki son şutu da kaleyi bulmadı.
Neymar’ın 22 Numaralı Şutu Tribüne Gitti
Neymar, 2022’de Jair Bolsonaro’yu desteklemiş, 2026’da da eski devlet başkanının oğlu Flávio Bolsonaro’dan yana tavır almıştı. Seçimin hemen öncesinde milletvekili Nikolas Ferreira ile hazırladığı videoda 22 sayısını parmaklarıyla göstermesi, bu tercihin en çok konuşulan görüntülerinden biri oldu.
Ancak Brezilya halkının çoğunluğu başka bir numarayı tercih etti: 13. Lula’nın seçim numarası, Neymar’ın kampanya boyunca işaret ettiği 22’yi sandıkta geride bıraktı. Neymar açısından bakıldığında, siyasi desteklerinin arka arkaya başarısızlıkla sonuçlanması hayli dikkat çekici bir istatistik.
Üstelik Bolsonaro tarafında yalnız değildi. Eski millî futbolcular Daniel Alves ve Felipe Melo, Palmeiras’ın efsane kalecisi Marcos ve teknik direktör Renato Gaúcho da farklı açıklamalarla aynı siyasi cephede yer aldı. Özellikle Daniel Alves’in desteğini dinî gerekçelerle açıklaması, futbolun siyasetle kurduğu ilişkinin ne kadar farklı biçimler alabildiğini gösterdi. Flávio Bolsonaro ise yenilgiyi kabul etmek yerine seçim sonucunun iptalini isteyeceğini duyurdu. Futbol benzetmesiyle söylersek, maçın sonucu ilan edilmişti ama kaybeden takım VAR incelemesinin bitmesini istemiyor.
Paulinho’nun Hatırladığı Şey: Futbolun Geldiği Sokaklar
Lula’yı destekleyen Palmeiraslı Paulinho, seçim kampanyasında çok farklı bir hikâye anlattı. Brezilyalı futbolcu, ailesinin yaşamında sosyal yardımların ve kamusal fırsatların önemini vurgularken Bolsa Família, ProUni, eğitim kotaları ve sosyal konut programlarını hatırlattı.
Paulinho’nun açıklamaları, milyonlarca dolarlık sözleşmelerle anılan futbol dünyasının bir başka yüzünü görünür kıldı. Kariyerinin zirvesindeki bir futbolcunun çocukluğuna ve ailesinin yaşadığı ekonomik koşullara dönerek siyasi tercihini açıklaması, kampanyanın en kişisel çıkışlarından biriydi. Onun tutumunda belirleyici olan, bir siyasi liderle yan yana fotoğraf çektirmekten ziyade kendi hayat hikâyesini anlatmaktı. Neymar’ın 22 işaretinin karşısında Paulinho’nun sosyal politikaları hatırlatan açıklaması, aynı ülkenin iki ünlü futbolcusunun siyasete ne kadar farklı yerlerden baktığını ortaya koydu.
Barcelona’nın Brezilyalı yıldızı Raphinha da seçim öncesinde Lula hükümetinin politikalarını savunan videoları paylaşarak bu tartışmaya katıldı. Doğrudan oy tercihini açıklamasa da sosyal politikaları gündeme taşıyan futbolcular arasında yer aldı.

Raí ve Juninho: Futbolun Başka Bir Geleneği
Brezilya futbolunun siyasi tarihinde yalnızca Bolsonaro destekçileri yok. Hatta ülkenin en önemli futbol geleneklerinden biri, askerî diktatörlüğe karşı demokrasi mücadelesi veren Corinthians oyuncularının öncülük ettiği Democracia Corinthiana hareketine uzanıyor.
Bu geleneğin en büyük simgelerinden Sócrates’in kardeşi Raí, 2026 seçimlerinde Lula için oy isteyen bir video yayımladı. São Paulo ve Paris Saint-Germain’in efsane futbolcusu, demokrasi, özgürlük ve eşitsizlikle mücadele gibi kavramlar üzerinden siyasi görüşlerini anlattı. Juninho Pernambucano da Lula’nın yeniden seçilmesine açıkça destek verdi. Lyon ve Vasco da Gama’nın eski yıldızı, yıllardır siyasetle ilgilenen ve toplumsal meselelerde görüşlerini saklamayan futbolcular arasında bulunuyor. Walter Casagrande ise Corinthians yıllarından beri sürdürdüğü siyasi duruşunu bu seçimde de korudu ve Bolsonaro cephesini eleştiren açıklamalar yaptı.
Üçünün ortak özelliği, futbol kariyerleri bittikten sonra toplumsal meseleleri konuşmayı bırakmamaları. Brezilya’da futbolcunun yalnızca attığı gollerle değil, kamusal tartışmalarda üstlendiği rolle de hatırlandığını gösteren bir kuşağı temsil ediyorlar.
Kadın Futbolunun Sesini Kimse Kısamadı
Seçim kampanyasının en dikkat çekici görüntülerinden biri, São Paulo kadın futbol takımının Brezilya şampiyonluğunu kutladığı sırada yaşandı. Futbolcular, 3 Ekim’deki kutlamalarda Lula lehine sloganlar attı ve Lula’yı simgeleyen L işaretini yaptı. Kaleci Carlinha ise Bolsonaro ailesine yönelik itirazını açıkça dile getirdi.
Brezilya kadın millî takımından Ary Borges de Lula’ya desteğini kendi yaşam öyküsü ve sosyal eşitsizliklerle ilişkilendirdi. Kadın futbolcuların açıklamaları, toplumsal haklar ve kamusal fırsatlar üzerinden yürüyen bir siyasi tartışmayı futbol gündemine taşıdı. Erkek futbolunun milyon dolarlık yıldızlarının yanında kadın futbolunun sesinin de duyulması, seçimin spor açısından önemli gelişmelerinden biriydi. Üstelik bu oyuncuların birçoğu, siyasi açıklamalarını futboldaki başarılarından ayrı tutmak yerine kendi deneyimleriyle birleştirdi.
Sandıkta Gol Krallığı İşe Yaramadı
Brezilya seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablo, futbolun siyaset üzerindeki etkisi hakkında önemli bir gerçeği hatırlattı. Bir futbolcunun milyonlarca takipçisinin olması, milyonlarca seçmenin onunla aynı düşüncede olduğu anlamına gelmiyor. Neymar’ın muazzam şöhreti, Flávio Bolsonaro’ya seçim kazandırmaya yetmedi.
Elbette bir futbolcunun kaybeden adayı desteklemesi, siyasi görüşünün tek başına yanlış olduğunu kanıtlamaz. Aynı şekilde kazanan adayın yanında yer almak da bütün görüşlerinin doğrulandığı anlamına gelmez. Ancak siyaset sahnesine büyük bir gösteriyle çıkan yıldızların, seçim gecesi bekledikleri sonuçla karşılaşmaması, futbolun bütün o görkemli şöhretine rağmen sandıkta ayrıcalığı olmadığını gösterdi. Lula’yı destekleyen Raí, Juninho Pernambucano, Casagrande, Paulinho, Richarlison ve Ary Borges gibi isimler ise seçim gecesini tercih ettikleri adayın başarısıyla kapattı. Aralarında sosyal politikaları öne çıkaranlar, demokrasi vurgusu yapanlar ve Bolsonaro ailesine yönelik eleştirilerini paylaşanlar vardı.
Sonuçta 2026’nın siyasi derbisini Lula kazandı. Bolsonaro’yu destekleyen futbolcular için geriye sosyal medya paylaşımları, seçim öncesi açıklamaları ve bir süre daha hatırlanacak 22 işareti kaldı. Futbolda bazen dünyanın en ünlü oyuncularını transfer etmek bile şampiyonluğu getirmez. Brezilya seçmeni de bunu 25 Ekim’de bir kez daha hatırlattı. Sandıkta yıldız oyuncunun transfer ücreti değil, her yurttaşın bir oyu var.
