1667 yılında, Dresden’de yaşayan ve çalışan bir avukatın üvey kızının onaylanan evliliği, Saksonya eyaletinde bir anda en çok konuşulan konu haline geldi. Sorlisi ve Lichtwer isimleri üzerine bitmek bilmeyen tartışmalar herkesi içine alarak büyüdü ve ülkeye yayıldı.
Dorothea Lichtwer, Dresden’de ünü giderek artan bir şarkıcı olan Bartolomeo Sorlisi ile evlenmeyi kabul etmişti. Sorlisi’nin olağanüstü şarkı söyleme yeteneği, bir kastrato olmasından kaynaklanıyordu.
Sorlisi’nin 1631-1632 yılları arasında Milano’da doğduğuna inanılıyor ve ilk kez 1646 civarında Münih’teki bir Bavyera sarayına gelerek Kuzey Avrupa’ya adım attı. Sorlisi, Dorothea Lichtwer ile üvey babası avukat Moritz Junghanns aracılığıyla tanıştı. Şarkıcı bu sırada kendisine bir mülk satın almak istiyordu ve herhangi bir aracı dolandırıcılığından kaçınmak için avukat Junghanns’ın hizmetlerine ihtiyaç duyuyordu. Kastrato şarkıcı kendisine bir mülk satın aldıktan sonra ailenin bir dostu olarak kalmaya devam etti.
Aileyi ziyaretleri sırasında, Junghanns’ın on altı yaşındaki üvey kızı Dorothea Lichtwer ile tanıştı. Flört sürecinin detayları bugün bize ulaşmamış olsa da, sonunda kastrato ailesinden genç Lichtwer’i istedi.
O dönemde hem Lutheran kilise hukuku bilginleri hem de Katolik doktrini, kastratolar ile kadınlar arasındaki evliliklere karşı yazılar yayınlıyordu (Anlaşılan konu yaygınlaşmaya başlayan da bir durumdu) Üreme ve aile kurma yeteneklerinin olmaması nedeniyle, hadımlar meşru partnerler olarak görülmüyordu. Lichtwer’ın ebeveynleri, kızlarının böyle bir evlilikte cinsel açıdan tatmin olmayacağından da korkuyordu.
Lichtwer’ın ahlaksız hale gelerek zina yapabileceği ihtimali göz önüne alındığında, Sorlisi ve Lichtwer arasındaki bir evliliğin başarılı olma olasılığı giderek azalıyordu. Ancak Sorlisi, sevgilisi Lichtwer’ı her gün ziyaret etmeye devam etti. Lichtwer’ın üvey babası Junghanns’ın bir mektubuna göre, Lichtwer’ın ebeveynleri sonunda pes etti. 1 Mayıs 1664’te, kastrato ile genç kızları üzerine bir nişan anlaşması imzaladılar. Hala arşivlerde yer alan bu belgede Lichtwer’ın ebeveynleri şöyle yazıyor:
“Böyle bir niyet bize hiç de az şaşırtıcı gelmedi, hemen ardından genç kızı yanımıza alıp bu konuda sorguladık ve her iki tarafa da açık ve uzun uzun itirazlarımızı ilettik, bu evliliğin gerçekleşemeyeceğini veya asla izin verilmeyeceğini açıkladık. Ancak, her ikisi de ölüm onları ayırmadıkça birbirlerinden ayrılmamaya kararlı olduklarını belirttiler; özellikle de kızımız, düşünceli sözlerle bundan vazgeçmeyeceğini ve hayatı boyunca bu Bay Sorlisi’den başka hiç kimseyle evlenmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.”
Avrupalılar, tıbbi bilgilerini Antik Çağ’daki uygulayıcı ve düşünürlerden miras almışlardı. Aristoteles de hadım bireyler hakkında yazmıştı ve onun düşünceleri erken modern tıp uygulayıcılarını etkilemişti. Kaynaklara göre sadece testislerinden hadım edildikleri için, bir kadınla cinsel ilişkiye girebiliyorlar ancak onu asla ‘tatmin’ edemiyorlardı. Bu nedenle, hem daha yüksek bir cinsel dürtüye sahip olduklarına hem de sonsuz bir cinsel tutkuya kapıldıklarına inanılıyordu.
Lichtwer’ın ebeveynleri nişan anlaşmasında bir kilise otoritesinin onayını şart koşmuştu. Sorlisi bu anlaşmayı 1664 yılında Lichtwer’ın ebeveynleriyle imzaladı, ancak evliliklerinin gerçekleşmesi için üç yıl daha geçmesi gerekecekti. Bu izni almak için Sorlisi, Leipzig mahkemelerine başvurarak olumlu bir karar almak zorunda kaldı. Başarılı bir başvuru yapabilmek için, yargıçlar tarafından kastrato şarkıcıdan genital organlarını ve cinsel kapasitesini açık ve net bir şekilde tanımlaması istendi. Bu da evliliklerini onaylamaya yetmedi. Diğer yasadışı cinsel birliktelikler gibi, Sorlisi’nin evliliği de “ilahi ve doğal yasa”ya aykırı olarak görüldü. Ancak kilise, bir veya diğer partnerin iktidarsız olduğu birçok erkek ve kadın arasındaki birlikteliği onaylamıştı. Sorlisi, diğer argümanların yanı sıra, Hamburg’da 76 yaşındaki bir dul kadının 20 yaşındaki bir adamla evlendiği son bir olayı örnek gösterdi. 1666 yılının Ekim ayında, Sorlisi’nin başvurusu kabul edildi. Leipzig, Sorlisi lehine karar verdi ve evliliği onayladı.
1667 yılının başında küçük bir törenle evlenen çift için her şeyin yolunda gideceği anlamına gelmiyordu. Evlilik haberleri Saksonya’ya yayıldı, kilise ve halk kaosa sürüklendi. (Onları ne ilgilendiriyorsa artık)
Yeni evli Dorothea Lichtwer, kilisesinden kısa süreliğine aforoz edildi. Kilise tarafından kutsanması ve günah çıkarması yasaklandı, çünkü papazlar onu bir hadımla evlendiği için iğrenç buluyordu. En sonunda, tıpkı bir zamanlar Sorlisi’ye bir ev satın almasında yardım ettiği gibi, Lichtwer’ın avukat üvey babası yine mesleğini kullanarak çifti kurtardı.
Aşklarını hiçbir şeyin engelleyemediği çiftin mutlulukları maalesef kısa sürdü. Sorlisi, evliliklerinden 5 yıl sonra ani bir hastalık sonucunda hayata gözlerini yumdu. Mirasının tek varisi olarak hayatının aşkı Dorothea’yı belirlemişti.