Donald Trump’ın Grönland’ı işgal edeceğini açıklaması ve ısrar etmesi, kendisi ve manyak takipçileri dışında herkesi rahatsız etmeye devam ediyor. Grönland’ın doğal kaynaklarının peşinde olduğu açık ama bölgenin doğal güzellikleri ve değerleri sabık başkanının aklının alabileceğinden çok daha ötesinde… Bölgenin en ilginç canlısı Grönland Köpekbalığı artık iki belayla uğraşmak zorunda: Trump ve Kanser
Grönland Köpekbalığı (Somniosus Microcephalus), okyanusun derinliklerinde yavaş hareket eden devasa bir tür. 6 metreden daha uzun ve bir tondan daha ağır olabiliyor. Soğuk ve karanlık sularda yaşadıkları için yaşamları hakkında çok az şey biliyoruz. Ancak, 150 yaşına gelene kadar ergenliğe ulaşmadıkları ve yaklaşık 400 yıl yaşadıkları tahmin ediliyor. Bu da onları bilinen en uzun ömürlü omurgalılar yapıyor.
Grönland köpekbalığının eti insanlar için zehirli ve tüketildiğinde ağır sarhoşluk benzeri belirtilere neden oluyor. Bazı eski Inuit efsaneleri Grönland köpekbalıklarının kayıklara saldırdığını iddia etse de, bugüne kadar böyle bir saldırıya dair hiçbir kanıt yok. Tehdit altında hissetmedikçe insanlara zarar vermiyorlar.
Grönland köpekbalıkları, uzun yıllar boyunca bilim insanları tarafından bile nadiren görüntülenebildi. İlk kez 1995’te filme alınmışlar, doğal yaşam alanlarında ise 2013 yılında kaydedilebildiler. Bilim insanları, Grönland köpekbalıklarının 2200 metre derinliğe kadar dalabildiğini keşfetti. Genellikle okyanusun tabanında veya su altı yamaçlarında dinlenirken bulunuyorlar. Saatte sadece 0,3 metre hızla hareket ediyorlar. Bu nedenle “uyuyan köpekbalıkları” olarak da bilinirler. Ancak, devasa boyutları sayesinde avcılarından korunabilirler. -1 ila 10°C arasındaki sularda yaşamayı tercih eder. Yıl boyunca Arktik koşullara dayanabilen tek köpekbalığı türüdür.
Kansere Çare Olabilir
Grönland köpekbalıkları sadece uzun ömürleriyle değil, aynı zamanda kansere karşı olağanüstü dirençleriyle de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Diğer uzun ömürlü türlerde kanser görülme oranı daha yüksek olmasına rağmen, Grönland köpekbalıklarında bu hastalığa neredeyse hiç rastlanmaz. Bu durum, onların genetik yapılarında kanserle mücadelede kritik rol oynayabilecek bazı özel mekanizmalar olabileceğini düşündürüyor. Bilim insanları, bu köpekbalıklarının DNA onarım sistemlerini, hücre bölünme süreçlerini ve bağışıklık yanıtlarını inceleyerek, insanlarda kanserin önlenmesi ve tedavisine yönelik yeni yöntemler geliştirmeyi hedefliyor. Eğer Grönland köpekbalıklarının kansere karşı nasıl korunduğu anlaşılabilirse, bu bilgi gelecekte kanser tedavilerinde devrim niteliğinde gelişmelere yol açacak.