El Dictator Mbappe ve Büyük Çin Gafı

Evrenin Akışı Manşet

Kylian Mbappe henüz 27 yaşında, dünya şampiyonluğu yaşamış, Real Madrid forması giyen ve futbol tarihinin en büyük yıldızlarından biri olmaya aday bir isim. Ancak internetin kendisine biçtiği ikinci kariyerin futbolla pek ilgisi yok. Sosyal medyanın alternatif evreninde Mbappé, askerî üniforması, göğsündeki madalyaları, sert bakışları ve kendisini alkışlayan kalabalıklarla otoriter bir devlet başkanı olarak hüküm sürüyor.

Bazen Afrika’nın eski diktatörlerinden Mobutu Sese Seko’nun yerini alıyor, bazen Stalin’in üniformasını giyiyor, bazen de Mao Zedong’un bedenine kendi yüzü yerleştiriliyor. Yapay zekâyla hazırlanan videolarda askerî törenlere katılıyor, görkemli kürsülerden halkına sesleniyor ve futbol imparatorluğunu demir yumrukla yönetiyor. Başlangıçta futbol dünyasının güç ilişkileriyle alay eden bu absürt mizah, zamanla kendi başına bir internet fenomenine dönüştü. Dahası, Mbappé’nin takım arkadaşları bile bu oyuna katıldı. Fakat Ekim 2026’da yapılan bir şaka, sosyal medya eğlencesi olmaktan çıkıp uluslararası bir diplomatik ve ticari krizin merkezine yerleşti.

Bir Kebapçıdan Doğan Diktatör

Mbappé’nin diktatörlük hikâyesinin kökleri, Paris Saint-Germain dönemine kadar uzanıyor. Özellikle 2022’de kulübüyle yaptığı büyük sözleşmenin ardından, Fransız yıldızın yalnızca sahada değil, kulübün karar mekanizmalarında da olağanüstü etkili olduğu yönündeki iddialar yaygınlaşmıştı.

Transferlerden teknik direktör tercihlerine kadar pek çok kararın Mbappé’nin isteklerine göre şekillendiği ileri sürülüyordu. Bu iddiaların önemli bir bölümü kanıtlanmış gerçekler değildi. Ancak futbol taraftarlarının gözünde PSG, giderek Mbappé’nin kişisel krallığına dönüşüyordu. İnternet mizahına daha somut bir malzeme ise Mart 2024’te geldi. Fransız sosyal medya fenomeni Mohamed Henni, sattığı kebaplardan birinin ekmeğini Mbappé’nin kafasına benzeterek tanıtmıştı. Futbolcunun hukuk temsilcilerinden gelen itiraz üzerine Henni, Mbappé’nin kendi adını bir diktatörlüğe dönüştürdüğünü söyleyerek tepki gösterdi.

Bir kebap ekmeği yüzünden çıkan hukuki tartışma, zaten var olan otoriter Mbappé imajına mükemmel bir malzeme sağladı. Sosyal medyada dolaşan fotoğraf montajlarında futbolcu artık yalnızca PSG soyunma odasının güçlü figürü değildi. Devlet başkanı, başkomutan, mareşal ve tek adam rejiminin lideriydi. Gerçek bir futbol tartışması, tarihî diktatörlerin görsel dilinden beslenen bir parodiye dönüşmüştü.

General Mbappé ve İnternetin Sınırsız Hayal Gücü

İnternetin Mbappé için inşa ettiği hayalî rejimin bir ideolojisi yoktu. Asıl malzeme, tarihin otoriter liderlerle özdeşleşmiş görüntüleriydi. Askerî ceketler, parlak apoletler, madalyalar, lider portreleri, propaganda afişleri ve kitlesel törenler.

Bir görselde Mbappé, bütün emirleri kendisinden çıkan bir mareşal gibi resmedilirken başka birinde kendi futbol imparatorluğunun kurucusuna dönüşüyordu. Montajlara eklenen propaganda estetiği ve yapay zekâyla hazırlanan videolar, bir futbolcunun abartılı güç imajını mizahın merkezine taşıyordu. Meme kültürünün kullandığı yöntem basitti: Futbol dünyasındaki nüfuzuyla eleştirilen bir oyuncu, tarihin sınırsız yetkiye sahip liderleriyle eşleştiriliyordu. İddianın gerçekliği kadar, görsel benzetmenin komik ve kolay paylaşılabilir olması da önemliydi.

2026 Dünya Kupası sırasında bu eğilim iyice büyüdü. Sosyal medyada dolaşan görüntüler, artık yalnızca Mbappé’nin futbolculuğunu değil, yüz ifadelerini, takım arkadaşlarıyla ilişkilerini ve saha içindeki en sıradan hareketlerini bile otoriter lider şakasının parçası hâline getiriyordu. Klasik internet kültürünün tanıdık mekanizması çalışıyordu: Bir şaka ne kadar tekrar ediliyorsa o kadar tanınır hâle geliyor, tanındıkça da daha küçük göndermelerle anlaşılabiliyordu. Mbappé’nin askerî üniforma giymesine bile gerek kalmamıştı; belirli bir bakış ya da el hareketi, diktatörlük memesini yeniden harekete geçirebiliyordu.

Mobutu Sese Seko: Şaka Soyunma Odasına Giriyor

İnternetin yarattığı diktatör karakteri için en kalıcı tarihsel referanslardan biri Mobutu Sese Seko oldu. 1965’te iktidarı ele geçiren ve 1997’ye kadar Zaire’yi yöneten Mobutu, otoriter yönetimi, kişilik kültü ve büyük yolsuzluklarla anılan bir liderdi. Mbappé’ye yakıştırılan Mobut ya da Mobutu lakabı, 2026 Dünya Kupası sırasında Fransa millî takımının soyunma odasına kadar girdi. Takımın resmî hesaplarından paylaşılan görüntülerde futbolcuların Mbappé’ye bu lakapla seslenmesi, internet şakasını futbolcuların gündelik diline taşıdı.

Özellikle Ousmane Dembélé’nin bu şakayla ilişkilendirilmesi dikkat çekiciydi. Dembélé, The Bridge programında diktatörlerle ilgili belgeselleri izlemekten hoşlandığını anlatırken Mobutu’dan söz etmiş, takım arkadaşları da gülmüştü. Fransız yıldızın Mobut adıyla anıldığı görüntüler milyonlarca kez izlendi. Artık lakap yalnızca anonim sosyal medya hesaplarının ürettiği bir eğlence değildi. Futbolcunun yakın arkadaşları da kendi aralarında aynı mizahı kullanıyordu.

Eylül 2026’da France Football’a verdiği röportajda Mbappé, bu görüntüler hakkındaki düşüncelerini açıkladı. Şakanın iyi niyetli tarafını anlayabildiğini, ancak tarihte milyonlarca insanın yaşamını etkileyen baskıcı liderlerle karşılaştırılmanın rahatsız edici bir boyutu olduğunu söyledi. Buna rağmen Dembélé’yi ayrı tuttu. Arkadaşının sosyal medyadan aldığı lakabı yalnızca eğlenmek amacıyla kullandığını belirtti.

Bu ayrım, Mbappé’nin kendisinin de meme kültüründen tamamen uzak olmadığını gösteriyordu. Şakanın tarihsel çağrışımlarından rahatsızlık duyabiliyor ama arkadaşlarıyla aynı şakaya gülebiliyordu.

Mao Gafı: Çin’de Mizahın Sınırına Çarpmak

İnternetin Mbappé için hazırladığı diktatörler galerisi, Ekim 2026’da beklenmedik bir siyasi krize yol açtı. Olayın merkezinde futbolcunun kendi yüzünün Mao Zedong’un görüntüsüne yerleştirildiği bir montaj vardı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao, ülkesinin resmî tarih anlatısında son derece önemli bir figür. Onunla alay etmek ya da kendisini diktatör olarak nitelendirmek, Çin’de ciddi siyasi hassasiyetler yaratabiliyor.

Mbappé’nin The Bridge programından internete yayılan bir video kesitinde kendisine en komik bulduğu meme soruluyordu. Futbolcu, yüzünün bir Çinli lidere yerleştirildiği montajı işaret ederek bunun galiba Çinli bir diktatör olduğunu söyledi. Görüntüde Mao’nun bedenine Mbappé’nin yüzünün eklendiği görsel yer alıyordu.

Futbolcunun Mao’nun adını doğrudan anmaması, tartışmanın önemli ayrıntılarından biriydi. Ancak kullandığı ifade ve görüntüdeki kişi, Çin’deki sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekmeye yetti. 26 Ekim’de yayılmaya başlayan video, kısa sürede Çin’in en çok tartışılan spor haberlerinden birine dönüştü. Çinli kullanıcılar Mbappé’yi ülkenin tarihine ve kurucu liderine saygısızlık etmekle suçladı. Bazı yorumlarda futbolcunun boykot edilmesi ve Real Madrid’in de yaptırımlarla karşılaşması istendi.

Daha ilginci, tartışmaya katılan pek çok kullanıcı Mbappé’nin tam olarak ne söylediğini öğrenmekte zorlanıyordu. Çünkü Çin’deki sıkı internet denetimi nedeniyle söz konusu görüntü ya kaldırılıyor ya bulanıklaştırılıyor ya da sözleri açıkça aktarılmadan haberleştiriliyordu. Böylece ortaya internet çağının çarpıcı bir çelişkisi çıktı: Bir futbolcu diktatörlük konulu bir meme hakkında şaka yaptığı için tepki görürken, o şakanın kendisi de siyasi sansürün konusu hâline geliyordu.

Bir Şakanın Milyonluk Faturası

Krizin sonuçları yalnızca sosyal medyayla sınırlı kalmadı. Çinli içecek üreticisi Dongpeng, süt ürünleri şirketi Mengniu ve Milkground, Mbappé ile yürüttükleri ticari iş birliklerini sonlandırdı. Çin devlet yayın kuruluşları İspanya futboluna ilişkin yayınları askıya aldı; oyuncunun reklamları ve tanıtım içerikleri çeşitli platformlardan kaldırıldı. Mbappé’nin Weibo ve Xiaohongshu hesaplarına da kısıtlamalar getirildi. Real Madrid ve LaLiga özür açıklamaları yayımladı. LaLiga Başkanı Javier Tebas, Çin’in İspanya Büyükelçisi ile görüşerek krizin ticari ve diplomatik sonuçlarını ele aldı.

27 Ekim’de Mbappé de açıklama yaparak sözlerinin düşüncesizce olduğunu, Çin’de ve dünyanın farklı yerlerindeki Çinli topluluklarda insanları incittiğini sonradan anladığını belirtti ve özür diledi. Ancak tartışmanın boyutu çoktan büyümüştü. 31 Ekim itibarıyla bazı Çinli markalar iş birliklerini bitirmiş, Çin yayın pazarındaki etkiler ise devam etmişti. Real Madrid Teknik Direktörü José Mourinho, kulübün ve futbolcunun gerekli adımları attığını söylemesine rağmen mesele tamamen kapanmış değildi. Üstelik Mbappé’nin yorumuna tepki gösterenler arasında ırkçı ifadeler kullanan sosyal medya hesapları da bulunuyordu. Irkçılığa karşı çıkışlarıyla tanınan bir futbolcu, siyasi bir şaka yüzünden ırkçı saldırılara da hedef olmuştu.

Irkçılığa Karşı Mbappé ile Diktatör Mbappé

Bütün bu hikâyenin en çarpıcı tarafı, Mbappé’nin kamuoyundaki siyasi ve toplumsal kimliğiyle internetin kendisine yarattığı karakter arasındaki karşıtlık. Fransız futbolcu yıllardır ırkçılığa, ayrımcılığa ve aşırıcılığa karşı açıklamalarıyla tanınıyor. 2023’te Fransız polisi tarafından öldürülen 17 yaşındaki Nahel M.’nin ardından üzüntüsünü dile getirmiş, yaşananların yarattığı öfkeye dikkat çekerken şiddetin sona ermesi çağrısında bulunmuştu.

2024 Fransa seçimleri sırasında özellikle gençleri oy kullanmaya davet etmiş, aşırılıkçı siyasetin yükselişine karşı tavrını açıkça göstermişti. Real Madrid’de Vinícius Júnior’a yöneltilen ırkçı saldırılar konusunda da takım arkadaşına destek veren isimlerden biri olmuştu. Dolayısıyla söz konusu olan, otoriter rejimlere sempatisiyle tanınan ya da aşırı sağcı siyasi görüşleri savunan bir futbolcu değil. Tam tersine, toplumsal meselelerde kamuoyu önünde tavır almayı tercih eden, kendi ailesinin göçmen geçmişi nedeniyle ayrımcılık tartışmalarına da yabancı olmayan bir yıldız.

Bu durum, internetin yarattığı diktatör Mbappé karakterini daha da absürt hâle getiriyor. Gerçek hayatta ayrımcılığa karşı çıkan bir futbolcu, dijital dünyada Mobutu, Stalin ve Mao’nun görüntülerine yerleştiriliyor. Sosyal medyada kullanılan tarihsel figürlerin siyasi kimlikleri de çoğu zaman önemini yitiriyor; hepsi aynı otoriter lider klişesinin malzemesine dönüşüyor. Yine de Mao tartışmasında farklı bir mesele var. Mbappé’nin kullandığı diktatör ifadesi, Çin’in resmî tarih anlayışıyla çatışsa da Mao dönemindeki Büyük İleri Atılım ve Kültür Devrimi’nin yol açtığı kitlesel ölümler, baskılar ve insan hakları ihlalleri tarihsel araştırmaların konusu. Dolayısıyla krizin nedeni yalnızca futbolcunun tarihsel açıdan dayanaksız bir tanımlama yapması değildi. Daha çok, Çin’in kurucu liderinin kamuoyunda nasıl anılabileceğine ilişkin siyasi sınırların aşılmasıydı.

İnternet Mizahı, Siyasi Güç ve Sansür

Mbappé vakasının ilginçliği, futbol yıldızlarının siyasi ve ticari güç karşısındaki konumunu da görünür kılmasında. Bir yanda milyonlarca insanı eğlendiren, kendi kurallarını ve karakterlerini yaratan sınır tanımaz bir internet kültürü var. Diğer yanda devletlerin tarihsel sembolleri, büyük şirketlerin ticari çıkarları ve küresel yıldızların bu çıkarlarla örülmüş ilişkileri bulunuyor.

Mbappé’nin yüzünü Mao’nun bedenine yerleştirmek birkaç dakikalık bir dijital işlem olabilir. Ancak aynı görüntü hakkında söylenen birkaç kelime, milyonlarca dolarlık anlaşmaları ve uluslararası yayın ilişkilerini etkileyebiliyor. Üstelik olayın mizahi tarafı burada bitmiyor. İnternetin Mbappé’ye yakıştırdığı diktatör karakteri, gerçek dünyada herhangi bir siyasi güç sahibi değil. Buna karşılık futbolcunun bir şaka yüzünden özür dilemek zorunda kaldığı mekanizmalar, son derece gerçek siyasi ve ekonomik güç ilişkileri tarafından belirleniyor.

Sosyal medya kullanıcılarının yarattığı hayalî Mobutu, sonunda gerçek dünyanın siyasi hassasiyetlerine çarptı. Mbappé’nin diktatörlük macerası bu yüzden sıradan bir futbolcu skandalından fazlası. Yapay zekânın görsel mizahı nasıl dönüştürdüğünü, internet şakalarının nasıl küresel kültürel kodlara dönüştüğünü ve bu kodların farklı siyasi sistemlerde ne kadar farklı sonuçlar doğurabildiğini gösteriyor.

Hikâye bir kebap ekmeğiyle başladı, askerî üniformalarla büyüdü, Fransa millî takımının soyunma odasına girdi ve Çin’in diplomatik ve ticari gündemine taşındı.

Belki de bütün bu absürt maceranın en başarılı ironisi şu: İnternet Mbappé’yi bir diktatöre dönüştürmek için yıllarca uğraştı. Sonunda futbolcunun başını derde sokan şey, kendi diktatörlük memesine gülmesi oldu.

Tagged

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *