2025’in En İyi Filmleri geniş bir yelpazeye sahipti. Genele baktığımızda büyük anlatılarla kişisel felaketler, politik öfkeyle gündelik hayat, tür sinemasıyla auteur geleneği arasındaki sınırların iyice geçirgenleştiği bir yıl oldu. Hollywood’un dev bütçeli yapımları aynı dönemde korkunun, bağımsız sinemanın ve farklı coğrafyalardan gelen politik filmlerin güçlü yükselişiyle karşılaştı. Vampirlerden nükleer tehdide, İran’daki devlet şiddetinden Brezilya diktatörlüğünün hafızasına, Filistin’den Ukrayna’ya uzanan savaş deneyimlerinden aile içindeki sessiz kırılmalara kadar geniş bir alan sinemanın konusu haline geldi.
Özellikle korku ve gerilim, uzun süredir olmadığı kadar farklı biçimlere açıldı. Politik sinema doğrudan sloganlarla değil; hafıza, travma, sınıf, işsizlik, göç, savaş ve otoriterlik üzerinden ilerledi. Animasyon da yalnızca çocuk seyircinin alanı olmaktan tamamen uzaklaşırken Güney Kore, Çin, İran, Brezilya, Filistin, Irak, Nijerya ve Türkiye bağlantılı filmler yılın güçlü sinema coğrafyasını genişletti.
2000 Meters to Andriivka
Yönetmen: Mstyslav Chernov
Oyuncular: Ukraynalı askerler, sağlık görevlileri ve cephede görev yapan birlik mensupları
Neden Listede?: 20 Days in Mariupol ile savaşın siviller üzerindeki yıkımını belgeleyen Mstyslav Chernov, burada kamerayı doğrudan cephe hattına taşıyor. Bir Ukrayna birliğinin Andriivka yönündeki yaklaşık iki kilometrelik ilerleyişi, haritada küçücük görünen bir mesafenin savaş koşullarında ne kadar büyük bir fiziksel ve insani bedel anlamına geldiğini gösteriyor. Film savaş görüntülerini kahramanlık gösterisine dönüştürmek yerine bekleme, korku, yaralanma, ölüm ve birkaç metre kazanmanın absürtlüğü üzerine yoğunlaşıyor. Kameranın askerlerin hemen yanında bulunması olağan savaş belgesellerindeki güvenli mesafeyi ortadan kaldırıyor. Sonuç, Ukrayna savaşına ilişkin politik tartışmaların arkasındaki insan bedenini ve savaşın gündelik mekanizmasını son derece sert biçimde görünür kılan bir belgesel.
28 Years Later
Yönetmen: Danny Boyle
Oyuncular: Jodie Comer, Aaron Taylor-Johnson, Alfie Williams, Ralph Fiennes, Jack O’Connell
Neden Listede?: Danny Boyle ile Alex Garland’ın yıllar sonra salgın evrenine dönüşü, yalnızca eski bir seriyi canlandırma hamlesi değil. 28 Years Later, enfeksiyon fikrini Britanya’nın izolasyonu, toplumsal hafıza, aile ve ölümle kurduğu ilişkinin içine yerleştiriyor. Dijital görüntünün huzursuz edici enerjisi, ani şiddet patlamaları ve filmin alışılmadık görsel dili ilk filmin ruhunu taklit etmek yerine başka bir yöne taşıyor. Alfie Williams’ın çocuk karakteri üzerinden kurulan büyüme hikâyesi, filmi yalnızca kaçış ve hayatta kalma anlatısından çıkarıyor. Ralph Fiennes’ın bölümü ise ölüm kavramını neredeyse törensel bir düzleme taşıyor. Büyük bütçeli korkunun hâlâ biçimsel riskler alabileceğini gösteren yılın önemli tür filmlerinden.
A House of Dynamite
Yönetmen: Kathryn Bigelow
Oyuncular: Idris Elba, Rebecca Ferguson, Gabriel Basso, Jared Harris, Tracy Letts
Neden Listede?: Kathryn Bigelow yıllardır ustalaştığı kriz sinemasını bu kez birkaç dakikaya sıkışan nükleer bir kâbus üzerinden kuruyor. Kaynağı belirlenemeyen bir füzenin Amerika Birleşik Devletleri’ne doğru ilerlemesi, askeri ve siyasi karar mekanizmalarını saniyeler içinde geri dönüşsüz tercihlerle karşı karşıya bırakıyor. Bigelow gösterişli yıkımdan çok karar odalarındaki bilgi eksikliğine, bürokratik zincirlere ve insanların mutlak belirsizlik altında davranma biçimlerine odaklanıyor. Aynı olayın farklı kurumlar ve kişiler üzerinden yeniden görülmesi gerilimi düşürmek yerine artırıyor. Barry Ackroyd’un hareketli kamerası ve Kirk Baxter’ın kurgusu filmi fiziksel bir deneyime dönüştürüyor. Nükleer caydırıcılık fikrinin ne kadar kırılgan varsayımlara dayandığını hatırlatan politik bir gerilim.
All That’s Left of You
Yönetmen: Cherien Dabis
Oyuncular: Saleh Bakri, Cherien Dabis, Mohammad Bakri, Adam Bakri, Maria Zreik
Neden Listede?: Cherien Dabis, bir Filistinli ailenin kuşaklar boyunca değişen hayatını kişisel hafızayla tarihsel kırılmaları birbirine bağlayarak anlatıyor. Film, 1948’den sonraki yerinden edilme deneyimini tek bir tarihsel olay olarak bırakmıyor; bunun aile ilişkilerine, kimliğe, çocuklara ve gündelik yaşama nasıl aktarıldığını gösteriyor. Mohammad Bakri, Saleh Bakri ve Adam Bakri’nin aynı aile tarihinin farklı evrelerinde yarattığı süreklilik filmin duygusal omurgasını oluşturuyor. Dabis melodramın olanaklarından yararlanırken karakterlerini yalnızca mağduriyet üzerinden tarif etmiyor; mizah, sevgi, öfke ve kuşak çatışması anlatının içinde yaşamaya devam ediyor. Filistin meselesini soyut politik kavramlardan çıkararak insanların hayatlarında biriken zaman üzerinden anlatması filmi özellikle güçlü kılıyor.
Arco
Yönetmen: Ugo Bienvenu
Oyuncular: Margot Ringard Oldra, Oscar Tresanini, Alma Jodorowsky, Swann Arlaud
Neden Listede?: Ugo Bienvenu’nün animasyonu bilimkurguyu felaket ve distopya üzerinden kurmak yerine çocukluk merakıyla, ekolojik düşünceyle ve zaman fikriyle birleştiriyor. Gelecekten gelen Arco ile 2075 yılında yaşayan Iris’in karşılaşması, bir zaman yolculuğu macerası kadar iki çocuğun birbirlerini ve dünyayı keşfetme hikâyesine dönüşüyor. Filmin retrofütürist çizgileri, dijital animasyonun kusursuz yüzeylerinden bilinçli biçimde uzak duran sıcak bir görsel dünya yaratıyor. Çevre krizini anlatırken didaktik olmaması da önemli; gezegenin geleceğine ilişkin kaygı karakterlerin gündelik deneyimleri içinde hissediliyor. Çocuklara seslenebilen ama yetişkin seyirciye de zaman, kayıp ve insanlığın geleceği üzerine düşünme alanı açan ender çağdaş animasyonlardan biri.
Black Bag
Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Cate Blanchett, Michael Fassbender, Marisa Abela, Tom Burke, Naomie Harris, Regé-Jean Page
Neden Listede?: Steven Soderbergh casus filmini büyük operasyonlardan, patlamalardan ve uluslararası kovalamacalardan arındırıp evlilik, güven ve yalan üzerine son derece sıkı bir oda filmine dönüştürüyor. Michael Fassbender ile Cate Blanchett’ın canlandırdığı istihbaratçı çift arasındaki ilişki, devlet sırlarıyla kişisel sırların birbirinden ayrılmasının neredeyse imkânsız olduğu bir dünyada sınanıyor. David Koepp’in senaryosu bilgi saklama ve bilgi paylaşma üzerinden sürekli güç dengesi kurarken Soderbergh’in kontrollü sineması her bakışı ve sessizliği şüpheli hale getiriyor. Yemek masası sahnelerinden sorgulara kadar filmin temel gerilimi insanların söylediklerinden çok söylemediklerinde bulunuyor. Yetişkinlere yönelik zeki stüdyo geriliminin hâlâ yaşayabildiğini kanıtlayan çok ekonomik bir film.
Blue Moon
Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Ethan Hawke, Margaret Qualley, Bobby Cannavale, Andrew Scott
Neden Listede?: Richard Linklater, söz yazarı Lorenz Hart’ın hayatındaki tek bir geceyi kullanarak sanat, başarısızlık, kıskançlık ve geçip giden zaman üzerine yoğun bir karakter filmi kuruyor. Ethan Hawke’un fiziksel dönüşümün ötesine geçen performansı, Hart’ın parlak zekâsını, mizahını ve kendi kendisini tüketen tarafını aynı anda taşıyor. Hikâyenin büyük bölümünün sınırlı bir mekânda geçmesi filmin enerjisini azaltmıyor; aksine diyaloglar giderek karakterin zihinsel labirentine dönüşüyor. Rodgers ve Hammerstein’ın yükselişi karşısında Hart’ın değişen eğlence dünyasında kendi yerini kaybetmesi yalnızca biyografik bir ayrıntı olarak kalmıyor. Linklater’ın zamana, konuşmaya ve insanların kendileri hakkında anlattıkları hikâyelere duyduğu ilginin en yoğun örneklerinden biri.
Bring Her Back
Yönetmen: Danny Philippou, Michael Philippou
Oyuncular: Sally Hawkins, Billy Barratt, Sora Wong, Jonah Wren Phillips
Neden Listede?: Philippou kardeşler Talk to Me sonrasında korkunun merkezine bu kez yas, ebeveynlik ve kaybedilmiş bir çocuğu geri getirme arzusunu yerleştiriyor. Sally Hawkins’ın alışılmış kırılgan ekran personasını rahatsız edici bir yöne çevirmesi filmin en büyük kozlarından biri. Şiddet ve beden korkusu güçlü biçimde kullanılsa da asıl dehşet karakterlerin sevgiyi sahiplenme, kontrol etme ve yeniden yaratma çabalarından doğuyor. Çocukların bakış açısını koruması filmin yetişkinlerin dünyasını daha da tehditkâr hale getiriyor. Philippou’lar izleyiciyi yalnızca ani korkularla sarsmak yerine bazı görüntüleri uzun süre zihinden çıkmayacak kadar rahatsız edici biçimde kuruyor. Modern korkunun travma metaforlarına yaslanan damarını daha fiziksel ve acımasız bir noktaya taşıyan etkili bir çalışma.
Bugonia
Yönetmen: Yorgos Lanthimos
Oyuncular: Emma Stone, Jesse Plemons, Aidan Delbis, Alicia Silverstone
Neden Listede?: Jang Joon-hwan’ın kült filmi Save the Green Planet! üzerinden hareket eden Yorgos Lanthimos, komplo teorileri çağını şirket iktidarı, ekolojik korku ve toplumsal paranoyayla bir araya getiriyor. Jesse Plemons’ın dünyayı gizli güçlerin yönettiğine inanan karakteri ile Emma Stone’un kaçırılan şirket yöneticisi arasındaki mücadele giderek kimin gerçeklik algısının daha güvenilir olduğu sorusuna dönüşüyor. Lanthimos’un soğuk mizahı burada internet çağının radikalleşme biçimleriyle buluşuyor. Film hem komploculuğu hem de kurumsal dünyanın insanlıktan kopmuş dilini hedef alarak kolay bir ahlaki pozisyon vermiyor. Stone ve Plemons arasındaki güç savaşı sayesinde absürt komedi, bilimkurgu ve psikolojik gerilim aynı yapı içinde sürekli birbirinin alanına giriyor.
Companion
Yönetmen: Drew Hancock
Oyuncular: Sophie Thatcher, Jack Quaid, Lukas Gage, Megan Suri, Harvey Guillén, Rupert Friend
Neden Listede?: Companion, yapay zekâ ve insan ilişkileri üzerine kurulmuş bilimkurgu fikrini hızlı, kara mizahlı ve son derece erişilebilir bir tür filmine dönüştürüyor. Sophie Thatcher’ın performansı filmin merkezindeki programlanmış davranış, özgür irade ve kimlik sorularını şaşırtıcı derecede duygusal hale getiriyor. Drew Hancock teknolojinin kendisini şeytanlaştırmak yerine insanların teknoloji aracılığıyla kurmaya çalıştığı iktidar ilişkilerine bakıyor. Romantik partner fikrinin kontrol, sahiplik ve hizmet kavramlarıyla birleşmesi filmin mizahının da rahatsızlığının da kaynağı. Hikâye ilerledikçe seyircinin karakterlere ilişkin bildiğini düşündüğü birçok şey tersyüz oluyor. Yüksek kavramlı bilimkurgunun büyük bütçeye ihtiyaç duymadan zekâ, tempo ve doğru oyuncu seçimiyle ne kadar etkili olabileceğinin iyi örneklerinden.
Die My Love
Yönetmen: Lynne Ramsay
Oyuncular: Jennifer Lawrence, Robert Pattinson, LaKeith Stanfield, Sissy Spacek, Nick Nolte
Neden Listede?: Lynne Ramsay annelik, arzu, yalnızlık ve zihinsel parçalanmayı sakin bir psikolojik dram olarak değil, neredeyse bedensel bir saldırı biçiminde ele alıyor. Jennifer Lawrence uzun zamandır kullanmadığı ölçüde kontrolsüz, fiziksel ve tehlikeli bir performans verirken Robert Pattinson karakterinin giderek çaresizleşen eşini oynuyor. Ramsay’in kadrajları, ses kullanımı ve ani ton değişimleri karakterin zihnini açıklamak yerine seyirciyi onun algısının içine itiyor. Kırsal mekân huzur vaat etmekten çok bir kapana dönüşüyor. Film anneliği kutsayan klişelerden de kolay psikolojik açıklamalardan da uzak duruyor; sevginin, cinselliğin, öfkenin ve kendini kaybetmenin aynı anda var olabileceği karanlık bir alan yaratıyor.
Eddington
Yönetmen: Ari Aster
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Pedro Pascal, Emma Stone, Austin Butler, Luke Grimes
Neden Listede?: Ari Aster, 2020 pandemisinin Amerika’da ortaya çıkardığı politik ve kültürel fay hatlarını küçük bir kasabanın giderek kontrolden çıkan çatışmaları üzerinden inceliyor. Maske tartışmaları, sosyal medya, komplo teorileri, polis gücü, yerel siyaset ve ideolojik kamplaşma birbirini besleyen bir kaos yaratıyor. Joaquin Phoenix ve Pedro Pascal’ın karşı karşıya geldiği hikâye başlangıçta kara komediye yakın görünürken giderek western, politik hiciv ve şiddet filmi unsurlarını içine alıyor. Aster hiçbir tarafı rahatlatacak temiz bir merkez sunmuyor; karakterlerin hemen hepsi yaşadıkları gerçekliği kendi korkuları ve çıkarları üzerinden yeniden kuruyor. Yakın geçmişin hâlâ kapanmamış yaralarına bakması nedeniyle rahatsız edici, dağınık ama fazlasıyla çağdaş bir Amerikan panoraması.
F1
Yönetmen: Joseph Kosinski
Oyuncular: Brad Pitt, Damson Idris, Javier Bardem, Kerry Condon, Tobias Menzies
Neden Listede?: Joseph Kosinski, Top Gun: Maverickte uçuş deneyimini fiziksel hale getiren yaklaşımını Formula 1 pistlerine taşıyor. Gerçek yarış hafta sonlarında çekilen görüntüler, özel kamera sistemleri ve yarış otomobillerinin içine yerleştirilen seyirci perspektifi filmi yalnızca spor dramı değil, hızın kendisini anlatan görsel-işitsel bir deneyime dönüştürüyor. Brad Pitt’in deneyimli pilotuyla Damson Idris’in yükselen yıldızı arasındaki ilişki tanıdık spor filmi kalıplarına yaslansa da Kosinski’nin teknik kontrolü klişeleri önemli ölçüde aşmayı başarıyor. Javier Bardem ve Kerry Condon yan karakterlere ağırlık kazandırıyor. Motor sporlarını bilmeyen seyircinin de yarış stratejisini takip edebilmesini sağlayan anlatım açıklığı, filmi yılın en başarılı büyük ölçekli seyirliklerinden biri haline getiriyor.
Father Mother Sister Brother
Yönetmen: Jim Jarmusch
Oyuncular: Tom Waits, Adam Driver, Mayim Bialik, Charlotte Rampling, Cate Blanchett, Vicky Krieps, Indya Moore
Neden Listede?: Jim Jarmusch üç farklı aile ve üç farklı coğrafya üzerinden yetişkin çocuklarla ebeveynler arasındaki mesafeyi inceliyor. Büyük dramatik patlamalar yerine küçük suskunluklar, yıllardır tekrar edilen davranışlar ve insanların birbirlerinden sakladıkları duygular filmin asıl malzemesi. Tom Waits, Charlotte Rampling, Cate Blanchett, Adam Driver ve Vicky Krieps gibi oyuncuların bulunduğu kadro gösterişli performanslardan özellikle kaçınıyor. Jarmusch’un kuru mizahı aile toplantılarındaki garip ritüellerden ve konuşulamayan meselelerden doğuyor. Filmin üç parçalı yapısı aynı sorunun farklı versiyonlarını gösteriyor: İnsanlar birbirlerini gerçekten tanıyor mu, yoksa aile içinde yıllar boyunca yaratılmış rolleri mi sürdürüyorlar? Jarmusch’un minimalist sinemasının olgun ve hüzünlü bir örneği.
Frankenstein
Yönetmen: Guillermo del Toro
Oyuncular: Oscar Isaac, Jacob Elordi, Mia Goth, Christoph Waltz, Felix Kammerer
Neden Listede?: Mary Shelley’nin romanı Guillermo del Toro’nun bütün kariyeri boyunca ilgilendiği yaratıcı, yaratık ve insanlık meseleleri için neredeyse kaçınılmaz bir buluşma noktasıydı. Del Toro hikâyeyi yalnızca gotik korku olarak değil, babalık, terk edilme, merhamet ve yaratılmış bir varlığın bilinç kazanması üzerinden yorumluyor. Jacob Elordi’nin yaratığı fiziksel korkudan çok duygusal yalnızlık üzerinden etkileyici hale gelirken Oscar Isaac’in Victor Frankenstein’ı yaratma arzusunun narsisizmini taşıyor. Mia Goth’un varlığı da filmin kadın karakterlerini dekor olmaktan çıkarıyor. Dan Laustsen’in görüntüleri, Kate Hawley’nin kostümleri ve devasa fiziksel setler filmi dijital çağda neredeyse kaybolan gösterişli gotik sinema geleneğine bağlıyor.

Hamnet
Yönetmen: Chloé Zhao
Oyuncular: Jessie Buckley, Paul Mescal, Joe Alwyn, Jacobi Jupe
Neden Listede?: Maggie O’Farrell’ın romanından uyarlanan Hamnet, Shakespeare biyografisi olmaktan çok bir aileyi parçalayan çocuk kaybının hikâyesi. Chloé Zhao doğa, beden ve mekânla kurduğu güçlü ilişkiyi dönem filmine taşıyor; kırsal İngiltere bir dekor değil, karakterlerin yaşam döngüsünün parçasına dönüşüyor. Jessie Buckley’nin Agnes yorumu filmin duygusal merkezini oluştururken Paul Mescal Shakespeare’i tarih kitaplarının büyük sanatçısından önce eş ve baba olarak ele alıyor. Yasın doğrudan açıklanmadığı, bedenlerde ve sessizliklerde biriktiği anlar filmin en güçlü bölümleri. Shakespeare’in sanatının kişisel kayıpla nasıl ilişkilendirilebileceği meselesini büyük laflara başvurmadan anlatması, filmi klasik biyografik dramın çok ötesine taşıyor.
Homebound
Yönetmen: Neeraj Ghaywan
Oyuncular: Ishaan Khatter, Vishal Jethwa, Janhvi Kapoor, Harshika Parmar
Neden Listede?: Neeraj Ghaywan Hindistan’daki kast, din ve sınıf ayrımlarını iki genç erkeğin devlet memuru olma hayali üzerinden anlatıyor. Arkadaşlığın başlangıçtaki enerjisi, toplumun görünmez duvarları ve ekonomik baskılar arttıkça giderek kırılganlaşıyor. Film karakterlerini sosyal sorunların temsilcilerine indirgemiyor; onların rekabetini, gururunu, korkularını ve birbirlerine duydukları bağlılığı koruyor. Pandemi dönemine gelindiğinde kişisel hikâyenin içinde zaten bulunan eşitsizlikler çok daha acımasız biçimde görünür hale geliyor. Ishaan Khatter ile Vishal Jethwa arasındaki oyunculuk dengesi filmin duygusal gücünü taşıyor. Ghaywan’ın melodrama yaklaşırken sömürücü olmaması, Hindistan’ın sosyal yapısını hem kişisel hem politik düzeyde anlatabilmesini sağlıyor.
If I Had Legs I’d Kick You
Yönetmen: Mary Bronstein
Oyuncular: Rose Byrne, Conan O’Brien, A$AP Rocky, Danielle Macdonald
Neden Listede?: Mary Bronstein annelik baskısını, bakım yükünü ve günlük hayatın küçük krizlerinin nasıl üst üste binerek bir insanı çöküşe sürüklediğini kara komedi ile psikolojik gerilim arasında anlatıyor. Rose Byrne’ın performansı karakterinin öfkesini sempatik hale getirmeye çalışmaması sayesinde çok güçlü. Hasta çocuğu, çöken evi, uzak eş, terapi ve sürekli çözülmesi gereken sorunlar arasında karakterin kişisel alanı neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. Filmin sıkışık kadrajları ve huzursuz ritmi bu psikolojik baskıyı biçimsel olarak da hissettiriyor. Conan O’Brien’ın alışılmış komedi personasından uzak performansı da şaşırtıcı. Ebeveynlik anlatılarında sık rastlanan fedakârlık romantizmini tersine çeviren acımasız ve son derece insani bir film.
It Was Just an Accident
Yönetmen: Jafar Panahi
Oyuncular: Vahid Mobasseri, Mariam Afshari, Ebrahim Azizi, Hadis Pakbaten
Neden Listede?: Jafar Panahi, İran’daki baskı rejiminin insanlarda bıraktığı izleri intikam sorusu üzerinden anlatıyor. Eski bir siyasi mahkûm, karşılaştığı adamın kendisine işkence eden kişi olduğuna inandığında film basit bir kaçırma hikâyesinden ahlaki bir labirente dönüşüyor. İşkence görmüş başka insanların da anlatıya katılmasıyla hafıza, tanıklık ve adalet arasındaki sınırlar belirsizleşiyor. Panahi’nin karakteristik mizahı, son derece karanlık bir konunun içinde beklenmedik anlarda ortaya çıkıyor ve karakterleri yalnızca travmalarıyla tanımlamaktan kurtarıyor. Asıl soru suçlunun kim olduğu kadar, devlet şiddetinin kurbanlarını nasıl değiştirdiği. Politik sinemanın slogan atmadan son derece doğrudan olabileceğini gösteren güçlü bir çalışma.
KPop Demon Hunters
Yönetmen: Maggie Kang, Chris Appelhans
Oyuncular: Arden Cho, May Hong, Ji-young Yoo, Ahn Hyo-seop, Ken Jeong, Daniel Dae Kim
Neden Listede?: İlk bakışta yüksek enerjili bir pop kültürü karışımı gibi duran KPop Demon Hunters, müzik, animasyon, Kore mitolojisi ve idol kültürünü olağanüstü akıcı bir eğlence filminde birleştiriyor. Rumi, Mira ve Zoey’nin hem sahnede pop yıldızı hem de iblis avcısı olması filmin mizahını beslerken hikâyenin merkezinde kimlik, utanç ve kendini kabul etme bulunuyor. Animasyon tasarımı konser estetiğiyle aksiyon sahneleri arasında sürekli biçim değiştiriyor. Şarkılar hikâyeden bağımsız klipler olarak değil karakter gelişiminin parçası biçiminde çalışıyor. Küresel pop kültürünü kullanırken Kore kültürünü yalnızca egzotik bir arka plan olarak görmemesi de önemli. 2025’in hem kitlesel hem yaratıcı açıdan en belirgin animasyon olaylarından biri.
Kokuho
Yönetmen: Lee Sang-il
Oyuncular: Ryo Yoshizawa, Ryusei Yokohama, Ken Watanabe, Mitsuki Takahata
Neden Listede?: Lee Sang-il, kabuki dünyasını bir sanatçının onlarca yıla yayılan yükselişi ve bedelleri üzerinden anlatıyor. Film geleneksel Japon tiyatrosunun sahne üzerindeki ihtişamını göstermekle yetinmiyor; bu sanatın arkasındaki disiplin, aile bağları, miras sistemi ve sınıfsal ilişkileri de inceliyor. Ryo Yoshizawa ile Ryusei Yokohama’nın karakterleri arasındaki dostluk ve rekabet, sanat dünyasında yeteneğin tek başına yeterli olup olmadığı sorusunu sürekli canlı tutuyor. Performans sahneleri sinemasal olarak yeniden kurulurken kabukinin özgün ritmine saygı gösteriliyor. Dönemler arasında ilerleyen anlatının genişliği ve oyuncuların fiziksel dönüşümü filmi klasik sanatçı biyografilerinden ayırıyor. Japon sinemasının 2025’teki en güçlü büyük ölçekli dramlarından biri.
Little Amélie or the Character of Rain
Yönetmen: Maïlys Vallade, Liane-Cho Han
Oyuncular: Loïse Charpentier, Victoria Grosbois, Yumi Fujimori, Marc Arnaud
Neden Listede?: Amélie Nothomb’un çocukluk anılarından yola çıkan film, dünyayı üç yaşındaki bir çocuğun algısıyla yeniden kuruyor. Yağmur, bahçe, çikolata, yüzler ve sesler yetişkinlerin sıradan kabul ettiği nesneler olmaktan çıkıp keşfedilmesi gereken büyük olaylara dönüşüyor. Animasyonun pastel tonları ve sürekli değişen ölçek duygusu çocuk zihninin gerçeklikle hayal arasındaki geçişlerini çok zarif biçimde yansıtıyor. Amélie ile Nishio-san arasındaki ilişki filmin sıcak merkezini oluştururken savaş sonrası Japonya’nın bastırılmış tarihsel hafızası da arka planda kendisini hissettiriyor. Çocukluğu nostaljik bir masumiyet alanına indirgemeden merak, korku, kıskançlık ve ölüm kavramlarıyla birlikte ele alan olağanüstü incelikli bir animasyon.
Little Trouble Girls
Yönetmen: Urška Djukić
Oyuncular: Jara Sofija Ostan, Mina Švajger, Saša Tabaković, Nataša Burger
Neden Listede?: Bir kız korosunun manastır gezisi üzerinden ilerleyen Little Trouble Girls, ergenlik, beden, inanç ve bastırılmış arzu üzerine son derece duyusal bir büyüme hikâyesi. Lucija’nın Ana-Marija’ya duyduğu hayranlık, arkadaşlıkla arzu arasındaki belirsiz bölgede gelişiyor. Urška Djukić karakterlerin duygularını uzun açıklamalarla anlatmak yerine sesler, bakışlar, dokunuşlar ve mekân üzerinden kuruyor. Dini mimari ile genç bedenler arasındaki karşıtlık filmin görsel dünyasına sürekli bir gerilim taşıyor. Koro müziğinin kolektif uyumu ile karakterlerin bireysel arzuları arasındaki fark da anlatının merkezinde. Ergenlik sinemasının alışılmış dramatik dönemeçlerine başvurmadan cinselliğin ve kimliğin oluşumunu son derece incelikli biçimde gözlemleyen bir ilk film.
Magellan
Yönetmen: Lav Diaz
Oyuncular: Gael García Bernal, Ângela Ramos, Dario Yazbek Bernal, Hazel Orencio, Ronnie Lazaro
Neden Listede?: Lav Diaz, Ferdinand Magellan’ın tarihsel anlatısını Avrupa merkezli keşif destanından çıkarıp sömürgecilik, din ve şiddet üzerinden yeniden düşünüyor. Gael García Bernal’in Magellan’ı romantik bir kâşif değil; inanç, imparatorluk ve kişisel hırsların birbirine karıştığı tarihsel bir figür. Diaz özellikle Filipinler’e ulaşılmasıyla birlikte bakış açısını dönüştürerek Avrupalı tarih yazımının alışıldık merkezini sarsıyor. Uzun planları ve ağır ritmi, fetih hareketinin spektaküler macera görüntüsünü reddediyor. Yerli halkların varlığı anlatının dekoru olmaktan çıkarak tarihin karşı tarafını oluşturuyor. Dünyanın çevresini dolaşma efsanesini medeniyetin ilerleyişi olarak değil, küresel sömürge düzeninin oluşum anlarından biri olarak okuyan önemli bir tarih filmi.
Marty Supreme
Yönetmen: Josh Safdie
Oyuncular: Timothée Chalamet, Gwyneth Paltrow, Odessa A’zion, Tyler, the Creator, Kevin O’Leary
Neden Listede?: Josh Safdie’nin kardeşi Benny Safdie olmadan çektiği ilk büyük film, masa tenisinde yükselmeye çalışan Marty Mauser’ın hikâyesini klasik başarı anlatısının tam tersine çeviriyor. Timothée Chalamet’in karakteri yetenekli olduğu kadar yorucu, bencil, takıntılı ve sürekli hareket halinde. Film onun enerjisini kesintisiz biçimde takip ederek spor sinemasını suç filmi ve kara komedi ritmiyle birleştiriyor. Darius Khondji’nin görüntüleri ve Daniel Lopatin’in müziği dönemin atmosferini nostaljik bir vitrinden çok yaşayan bir çevreye dönüştürüyor. Safdie’nin ilgilendiği şey kazanmanın kendisinden çok kazanmayı hayatının tek anlamı haline getirmiş bir insanın çevresinde yarattığı tahribat. Chalamet’in en fiziksel ve riskli performanslarından biri.
Materialists
Yönetmen: Celine Song
Oyuncular: Dakota Johnson, Chris Evans, Pedro Pascal, Zoë Winters, Marin Ireland
Neden Listede?: Celine Song romantik komedinin temel sorusunu modern New York’un sınıf ve piyasa ilişkileri içine taşıyor: İnsanlar eş seçerken ne kadar sevgiye, ne kadar statüye, gelire ve güvenliğe bakıyor? Dakota Johnson’ın profesyonel çöpçatanı, başkalarının ilişkilerini ölçülebilir özelliklerle değerlendirmeye alışmışken kendi hayatında aynı matematiğin çalışmadığını fark ediyor. Pedro Pascal ve Chris Evans iki farklı romantik ihtimali temsil etmekten daha fazlasını yapıyor; ekonomik güvenlik ile duygusal yakınlık arasındaki gerilimi görünür kılıyorlar. Song romantik türün fantezisini bütünüyle reddetmeden onun sınıfsal temelini sorguluyor. İnsan ilişkilerinin uygulamalar, algoritmalar ve piyasa mantığı tarafından puanlandığı döneme ilişkin sakin ama keskin bir film.
Mission: Impossible – The Final Reckoning
Yönetmen: Christopher McQuarrie
Oyuncular: Tom Cruise, Hayley Atwell, Ving Rhames, Simon Pegg, Esai Morales, Pom Klementieff
Neden Listede?: Serinin bu bölümü anlatısal olarak geçmiş filmlere fazlasıyla bağlı olsa da fiziksel aksiyon sinemasının ulaştığı sınırları görmek açısından önemli. Tom Cruise’un denizaltı sekansından çift kanatlı uçak sahnelerine kadar gerçek mekân ve gerçek fizik üzerinden kurulan gösteri, dijital efektlerin egemen olduğu büyük bütçeli sinemada giderek enderleşen bir deneyim yaratıyor. Christopher McQuarrie yapay zekâ tehdidini serinin casusluk paranoyasıyla birleştirirken Ethan Hunt’ın geçmişte verdiği kararları da anlatının içine çekiyor. Film zaman zaman kendi mitolojisinin ağırlığı altında kalsa da aksiyon sekanslarının mekânsal açıklığı ve Cruise’un fiziksel performansı tartışmasız. Bir dönemin Hollywood yıldızlığı ve aksiyon anlayışı için büyük bir final duygusu taşıyor.
Mr. Nobody Against Putin
Yönetmen: David Borenstein, Pavel Talankin
Oyuncular: Pavel Talankin ve Karabash’taki öğrenciler ile öğretmenler
Neden Listede?: Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından eğitim sisteminin nasıl hızla militarize edildiğini bir okulun içinden gösteren son derece güçlü bir belgesel. Pavel Talankin resmi etkinlikleri kaydetmekle görevli bir okul çalışanıyken, kamerası farkında olmadan devlet propagandasının gündelik hayata nasıl sızdığının arşivine dönüşüyor. Çocukların askeri törenlere, ideolojik derslere ve savaş yanlısı ritüellere maruz bırakılması büyük politik söylemlerden çok daha etkili bir görüntü yaratıyor. Film Putin rejimini yalnızca Kremlin üzerinden okumuyor; otoriterliğin sınıflara, öğretmenlere ve çocukların diline kadar nasıl indiğini gösteriyor. Talankin’in kendi ahlaki dönüşümü de belgeselin kişisel omurgasını oluşturuyor. Propagandanın sıradanlaşma sürecine dair çarpıcı bir kayıt.
My Father’s Shadow
Yönetmen: Akinola Davies Jr.
Oyuncular: Ṣọpẹ́ Dìrísù, Chibuike Marvellous Egbo, Godwin Egbo, Efòn Wini
Neden Listede?: 1993 Nijerya seçimlerinin kritik günlerinden birinde geçen film, siyasi tarihe iki çocuğun babalarıyla geçirdikleri tek gün üzerinden bakıyor. Lagos’un kalabalığı ve siyasi gerilimi arka planda büyürken çocuklar babalarını hem tanımaya hem de anlamaya çalışıyor. Ṣọpẹ́ Dìrísù’nun performansı, baba figürünü ne idealize ediyor ne de basit bir hayal kırıklığına dönüştürüyor. Akinola Davies Jr. ulusal ölçekteki belirsizlik ile bir ailenin kişisel hafızasını birbirine bağlarken çocukların dünyayı tam olarak kavrayamamasını filmin avantajına çeviriyor. Afrika sinemasında tarihsel olayları büyük liderler yerine sıradan insanların hafızası üzerinden anlatan güçlü damarın önemli örneklerinden; görsel dokusu da dikkat çekici.
No Other Choice
Yönetmen: Park Chan-wook
Oyuncular: Lee Byung-hun, Son Ye-jin, Park Hee-soon, Lee Sung-min, Yeom Hye-ran, Cha Seung-won
Neden Listede?: Donald Westlake’in The Ax romanından hareket eden Park Chan-wook, işsizliği cinayet fikriyle birleştirerek kapitalist rekabet üzerine son derece karanlık bir komedi kuruyor. Yıllarca aynı sektörde çalışan Man-su işini kaybettikten sonra rakip adayları fiziksel olarak ortadan kaldırmanın kariyer stratejisine dönüşebileceğine karar veriyor. Lee Byung-hun karakterin giderek büyüyen çaresizliğini hem komik hem ürkütücü kılıyor. Park’ın kusursuz kadrajları ve mekanik mizahı, şirket dünyasının insanları birbirinin rakibi haline getiren mantığını görsel dile dönüştürüyor. Cinayetlerin kendisinden çok onları makul hale getiren ekonomik sistem filmin asıl hedefi. Park Chan-wook’un biçimsel ustalığını sınıf hicviyle buluşturan keskin bir çalışma.
Nouvelle Vague
Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Guillaume Marbeck, Zoey Deutch, Aubry Dullin
Neden Listede?: Richard Linklater, Jean-Luc Godard’ın À bout de souffle filminin çekim sürecini yeniden canlandırırken sinema tarihine müze vitrini gibi yaklaşmıyor. Guillaume Marbeck’in Godard’ı kibirli, komik, yaratıcı ve zaman zaman dayanılmaz bir genç yönetmen olarak karşımıza çıkıyor; Zoey Deutch ise Jean Seberg’in set üzerindeki şaşkınlığını ve direncini güçlü biçimde taşıyor. Siyah-beyaz görüntüler, dönemin Paris’i ve çekim yöntemleri Fransız Yeni Dalgası’nın ikonografisini taklit etmekten çok onun üretim koşullarını anlamaya hizmet ediyor. Linklater için asıl mesele bir başyapıtın nasıl ortaya çıktığından çok, insanların o sırada bunun bir başyapıt olacağını bilmeden çalışıyor olması. Sinema tarihine sevgi dolu ama putlaştırmayan bir bakış.
One Battle After Another
Yönetmen: Paul Thomas Anderson
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Chase Infiniti, Sean Penn, Benicio del Toro, Teyana Taylor, Regina Hall
Neden Listede?: Paul Thomas Anderson, Thomas Pynchon’ın dünyasından hareket ederek devrimci geçmiş, devlet şiddeti, beyaz üstünlükçülük, aile ve politik hafıza üzerine çılgın tempolu bir Amerikan destanı kuruyor. Leonardo DiCaprio’nun yıllar önceki radikal hayatından uzaklaşmış Bob’u hem komik hem kırılgan; Chase Infiniti ise filmin asıl enerjisini taşıyan isimlerden. Sean Penn’in grotesk askeri figürü, otoriter erkeklik ile bastırılmış arzuların rahatsız edici birleşimini temsil ediyor. Anderson aksiyon, komedi, politik hiciv ve aile melodramını birbirinden ayırmadan ilerletiyor. Jonny Greenwood’un müziği ve Michael Bauman’ın görüntüleri filmin sürekli hareket halindeki yapısını destekliyor. Büyük bütçeli Amerikan sinemasının politik açıdan bu kadar tuhaf ve biçimsel olarak özgür olabileceğini hatırlatan bir film.
Resurrection
Yönetmen: Bi Gan
Oyuncular: Jackson Yee, Shu Qi, Mark Chao, Li Gengxi, Huang Jue
Neden Listede?: Bi Gan sinemanın tarihini doğrudan anlatmak yerine rüya görme yetisini kaybetmiş bir gelecek üzerinden hayal ediyor. Jackson Yee’nin farklı kimliklere bürünen karakteri, yaklaşık bir yüzyıllık sinema biçimleri arasında dolaşırken film sessiz sinemadan kara filme, melodramdan bilimkurguya kadar sürekli dönüşüyor. Shu Qi’nin varlığı bölümler arasında duygusal bir bağ oluşturuyor. Bi Gan’ın uzun planlara ve mekânsal illüzyonlara olan ilgisi burada çok daha büyük bir yapının içine yerleşiyor. Long Day’s Journey Into Nightta başlayan rüya-sinema ilişkisi bu filmde neredeyse sinemanın kendisine yazılmış bir ağıta dönüşüyor. Görüntünün hafıza, arzu ve ölümle ilişkisini araştıran 2025’in en iddialı görsel deneylerinden.
Sentimental Value
Yönetmen: Joachim Trier
Oyuncular: Renate Reinsve, Stellan Skarsgård, Inga Ibsdotter Lilleaas, Elle Fanning, Anders Danielsen Lie
Neden Listede?: Joachim Trier aile içindeki eski yaraları sanat üretimi üzerinden açığa çıkarıyor. Yıllardır kızlarından uzak yaşayan yönetmen Gustav, dönüş filmi için başrolü oyuncu kızı Nora’ya teklif ettiğinde geçmişle profesyonel hayat birbirine karışıyor. Nora rolü reddedince karakterin Hollywood yıldızı Rachel’a verilmesi, aile içindeki kırgınlıkları daha görünür hale getiriyor. Stellan Skarsgård’ın kendine hayran ama bütünüyle sevgisiz olmayan baba portresi filmin en zor dengesini başarıyor; Renate Reinsve ve Inga Ibsdotter Lilleaas ise iki kız kardeşin aynı çocukluk deneyimine farklı tepkilerini taşıyor. Ev, senaryo ve oyunculuk kavramları giderek hafızanın araçlarına dönüşüyor. Trier’in en olgun, duygusal olarak en katmanlı filmlerinden biri.
Sinners
Yönetmen: Ryan Coogler
Oyuncular: Michael B. Jordan, Hailee Steinfeld, Miles Caton, Jack O’Connell, Wunmi Mosaku, Delroy Lindo
Neden Listede?: Ryan Coogler vampir filmini Mississippi Deltası’nın blues kültürü, Siyah Amerikan tarihi, din, topluluk ve sömürüyle bir araya getiriyor. Michael B. Jordan’ın ikiz kardeşleri canlandırdığı hikâye başlangıçta dönem gangster filmi gibi ilerlerken açılan juke joint gecesiyle bambaşka bir mitolojik düzleme geçiyor. Müzik burada yalnızca atmosfer değil; geçmişle gelecek, Afrika ile Amerika ve yaşayanlarla ölüler arasında bağlantı kuran temel güç. Vampirizm de kültürel asimilasyon ve sahiplenme fikriyle ilişkilendiriliyor. Coogler büyük stüdyo sinemasının bütün araçlarını kullanırken son derece kişisel bir film yaratmayı başarıyor. Görüntü, müzik, prodüksiyon tasarımı ve performansların aynı noktada buluştuğu yılın en güçlü sinema deneyimlerinden.
Sirât
Yönetmen: Oliver Laxe
Oyuncular: Sergi López, Bruno Núñez Arjona, Stefania Gadda, Joshua Liam Henderson
Neden Listede?: Fas çölünde kaybolan kızını arayan bir baba ve oğulun rave topluluğuna katılmasıyla başlayan Sirât, kısa sürede sıradan bir arama hikâyesinin sınırlarını aşıyor. Oliver Laxe elektronik müziğin bedensel enerjisini çölün ölümcül sessizliğiyle karşı karşıya getiriyor. Sergi López’in karakteri kontrol edemediği bir dünyanın içine sürüklenirken film seyircinin güvenli anlatı beklentilerini birkaç kez sert biçimde kırıyor. Ses tasarımı neredeyse görüntü kadar önemli; bas frekansları, araç sesleri ve sessizlik fiziksel bir gerilim yaratıyor. Yol filmi, felaket filmi ve manevi arayış arasında dolaşan yapısı kolay açıklamalara izin vermiyor. Büyük perdede ve güçlü ses sistemiyle yaşanması gereken ender çağdaş filmlerden biri.
Sorry, Baby
Yönetmen: Eva Victor
Oyuncular: Eva Victor, Naomi Ackie, Lucas Hedges, John Carroll Lynch, Louis Cancelmi
Neden Listede?: Eva Victor ilk uzun metrajında cinsel saldırı sonrasındaki hayatı travmanın tek bir dramatik anına indirgemeden anlatıyor. Agnes’in yaşadıkları filmde önemini hiç kaybetmiyor ama karakterin hayatının tamamını da tanımlamıyor; arkadaşlıklar, iş, mizah, yemek ve gündelik saçmalıklar yaşamaya devam ediyor. Naomi Ackie’nin canlandırdığı yakın arkadaşla kurulan ilişki özellikle güçlü çünkü film iyileşme fikrini romantik bir dönüşüm değil, başka insanlarla kurulan bağların sürekliliği üzerinden düşünüyor. Victor’un kuru mizahı çok ağır bir konuyu hafifletmek için değil, karakterin hayatta kalma dilinin parçası olarak kullanılıyor. Travma sinemasının sık kullandığı dramatik manipülasyondan uzak, sakin fakat uzun süre etkisini sürdüren bir film.
Sound of Falling
Yönetmen: Mascha Schilinski
Oyuncular: Hanna Heckt, Lena Urzendowsky, Laeni Geiseler, Susanne Wuest, Luise Heyer, Lea Drinda
Neden Listede?: Aynı Alman çiftliğinde farklı dönemlerde yaşayan dört kuşaktan kız ve kadının hayatlarını birbirine bağlayan film, zamanı doğrusal olmaktan çıkarıyor. Mascha Schilinski karakterler arasında klasik neden-sonuç bağları kurmak yerine görüntüler, bedenler, sesler ve tekrar eden mekânlar aracılığıyla kuşaklar arası bir hafıza yaratıyor. Savaş, patriyarka, cinsel şiddet ve aile içindeki suskunluklar dönemler değişse bile farklı biçimlerde geri dönüyor. Fabian Gamper’in görüntüleri pastoral güzelliği sürekli bir tehdit hissiyle bir arada tutuyor. Kurgu geçmiş ile bugünü birbirinin hayaletine dönüştürüyor. Tarihsel travmayı açıklamak yerine seyirciye hissettirmeyi tercih eden, biçimsel açıdan cesur ve yoğun bir film.
The Ballad of Wallis Island
Yönetmen: James Griffiths
Oyuncular: Tim Key, Tom Basden, Carey Mulligan, Sian Clifford
Neden Listede?: Uzak bir adada yalnız yaşayan piyango talihlisi Charles’ın, yıllar önce ayrılmış sevdiği folk ikilisini özel konser için yeniden bir araya getirmesi son derece küçük ölçekli ama etkili bir komedi yaratıyor. Tim Key’in karakteri ilk anda yalnızca eksantrik ve sinir bozucu görünürken film ilerledikçe mizahın altında ciddi bir yalnızlık ortaya çıkıyor. Tom Basden ile Carey Mulligan eski sevgilileri oynarken yeniden buluşmanın romantik film klişelerine dönüşmesine izin vermiyorlar. Şarkılar karakterlerin geçmiş ilişkisini anlatmanın doğal yolu haline geliyor. İngiliz komedisinin mahcup mizahını melankoliyle birleştiren film, büyük dramatik numaralara ihtiyaç duymadan insanların geçmişte kalan mutluluklara neden tutunduğunu anlatıyor.
The Ice Tower
Yönetmen: Lucile Hadžihalilović
Oyuncular: Marion Cotillard, Clara Pacini, August Diehl, Gaspar Noé
Neden Listede?: Hans Christian Andersen’in Karlar Kraliçesi masalının sinema uyarlamasının çekildiği bir sette geçen film, gerçeklikle kurmaca arasındaki sınırları bilinçli biçimde eritiyor. Yetimhaneden kaçan genç Jeanne, Marion Cotillard’ın canlandırdığı yıldız oyuncuya hayran oldukça setteki masal dünyasının içine çekiliyor. Lucile Hadžihalilović’in sineması çocukluk, arzu, korku ve dönüşüm arasındaki belirsiz alanlarda dolaşıyor; burada film seti de kendi başına fantastik bir mekâna dönüşüyor. Cotillard’ın hem oyuncu hem kraliçe olarak yarattığı çift kimlik Jeanne’ın bakışında giderek birbirine karışıyor. Buz, ayna, ışık ve yapay kar gibi görsel motifler filmin hipnotik atmosferini kuruyor. Masal uyarlamasından çok masallara inanma ihtiyacı üzerine karanlık bir rüya.
The Little Sister
Yönetmen: Hafsia Herzi
Oyuncular: Nadia Melliti, Park Ji-min, Amina Ben Mohamed, Melissa Guers
Neden Listede?: Paris’te yaşayan Cezayir kökenli genç Fatima’nın üniversiteye başlaması, ailesinin dini ve kültürel dünyasıyla kendi cinsel kimliği arasındaki mesafeyi daha görünür hale getiriyor. Hafsia Herzi karakteri ne ailesine karşı basit bir isyan figürüne dönüştürüyor ne de kimlik çatışmasını tek bir politik mesaja indiriyor. Nadia Melliti’nin çok kontrollü performansı Fatima’nın farklı ortamlarda farklı biçimlerde var olma çabasını güçlü biçimde yansıtıyor. Aile sevgisi ile bireysel özgürlüğün birbirinin karşıtı olmak zorunda olmadığı fikri filmin en önemli özelliklerinden. İnanç, göçmenlik ve cinselliği büyük dramatik açıklamalardan çok gündelik davranışlar üzerinden anlatan sakin fakat son derece hassas bir büyüme hikâyesi.
The Love That Remains
Yönetmen: Hlynur Pálmason
Oyuncular: Saga Garðarsdóttir, Sverrir Guðnason, Ída Mekkín Hlynsdóttir, Þorgils Hlynsson, Grímur Hlynsson
Neden Listede?: Hlynur Pálmason ayrılmakta olan bir çiftin ve çocuklarının bir yılını mevsimlerin geçişi üzerinden izliyor. Evliliğin bitişini büyük tartışmalarla dramatize etmek yerine geride kalan sevginin hangi biçimlerde yaşamaya devam ettiğine bakıyor. İzlanda manzarası yine Pálmason sinemasının temel unsurlarından biri; hava, ışık ve değişen doğa aile hayatının ritmine eşlik ediyor. Yönetmenin kendi çocuklarının da oyuncu kadrosunda bulunması filme alışılmadık bir doğallık kazandırıyor. Mizah ve gerçeküstü küçük sapmalar filmin hüzünlü yapısını sürekli dengeliyor. Ayrılığı kesin bir kopuş olarak değil, insanların birbirlerine bağlı kalma biçimlerinin değişmesi olarak ele alan son derece sıcak ve biçimsel olarak özgür bir aile filmi.
The Mastermind
Yönetmen: Kelly Reichardt
Oyuncular: Josh O’Connor, Alana Haim, John Magaro, Hope Davis, Bill Camp
Neden Listede?: Kelly Reichardt soygun filminin bütün heyecan vaatlerini bilinçli biçimde tersine çeviriyor. Josh O’Connor’ın J.B. Mooney’si kendisini planlı ve yetenekli bir suçlu sanıyor ancak yaptığı sanat eseri hırsızlığı giderek beceriksizlik, ayrıcalık ve sorumluluktan kaçış hikâyesine dönüşüyor. 1970’lerin Amerika’sındaki politik hareketlilik arka planda sürerken Mooney’nin bunların hiçbirine gerçek bir ilgisinin olmaması karakterin dünyayla kopukluğunu güçlendiriyor. Reichardt suçun kendisinden çok sonrasındaki beklemeyi, kaçmayı ve sıradan ayrıntıları izliyor. O’Connor’ın karizmasını özellikle boşa çıkaran performans tercihi de çok başarılı. Erkeklik ve başarısızlık üzerine sessiz, komik ve alışılmış tür sinemasına meydan okuyan bir film.
The Phoenician Scheme
Yönetmen: Wes Anderson
Oyuncular: Benicio del Toro, Mia Threapleton, Michael Cera, Riz Ahmed, Tom Hanks, Bryan Cranston
Neden Listede?: Wes Anderson’ın simetrik dünyası bu kez uluslararası sermaye, aile mirası, suikastlar ve diplomatik entrikalarla dolu bir casusluk-komedi evrenine açılıyor. Benicio del Toro’nun iş insanı Zsa-zsa Korda’sı servetini ve projelerini korumaya çalışırken rahibe olan kızıyla ilişkisini de yeniden kurmak zorunda kalıyor. Mia Threapleton’ın ölçülü performansı Anderson’ın alışılmış eksantrik karakter kalabalığının içinde güçlü bir merkez yaratıyor. Film yönetmenin görsel alışkanlıklarını terk etmiyor ama onları kapitalist megalomani ve babalık hikâyesinin hizmetine sokuyor. Michael Cera’nın alışılmadık karakteri de filmin komedi ritmini belirleyen unsurlardan. Anderson’ın geç dönem sinemasındaki ölüm, aile ve miras meselelerinin daha oyunbaz örneklerinden biri.
The President’s Cake
Yönetmen: Hasan Hadi
Oyuncular: Baneen Ahmad Nayyef, Waheed Thabet Khreibat, Sajad Mohamad Qasem
Neden Listede?: Saddam Hüseyin dönemindeki Irak’ta öğrenciler her yıl başkanın doğum günü kutlamaları için bir görev üstlenmek zorunda kalır. Küçük Lamia’nın payına pasta yapmak düştüğünde basit görünen görev, ambargo ve yoksulluk içindeki ülkede neredeyse imkânsız hale gelir. Hasan Hadi siyasi baskıyı devlet görevlilerinin uzun konuşmalarıyla değil, bir çocuğun şeker, yumurta ve un bulma mücadelesi üzerinden gösteriyor. Baneen Ahmad Nayyef’in doğal performansı filmin duygusal merkezini oluşturuyor. Çocuk bakışının mizahı ve merakı, çevredeki baskıcı düzenin korkunçluğunu daha da görünür kılıyor. Diktatörlüğün gündelik hayata nasıl girdiğini küçük ayrıntılar üzerinden anlatan yalın ve son derece etkili bir ilk film.
The Secret Agent
Yönetmen: Kleber Mendonça Filho
Oyuncular: Wagner Moura, Maria Fernanda Cândido, Gabriel Leone, Tânia Maria, Udo Kier
Neden Listede?: 1977 Brezilya’sında askeri diktatörlüğün gölgesinde Recife’ye gelen Marcelo’nun hikâyesi, Kleber Mendonça Filho’nun politik tarih ile sinema hafızasını birleştirdiği geniş bir yapıya dönüşüyor. Wagner Moura’nın kontrollü performansı, sürekli takip edildiğini bilen bir insanın korkusunu melodramatik hale getirmeden taşıyor. Karnavalın renkleri ve kalabalığı ile devlet şiddetinin görünmez tehdidi yan yana ilerliyor. Mendonça Filho dönem ayrıntılarını nostalji üretmek için değil, geçmişin bugünkü Brezilya üzerindeki izlerini araştırmak için kullanıyor. Gerilim filmi, kara mizah, aile hikâyesi ve politik alegori arasında özgürce dolaşan film sinemanın tarihsel hafıza oluşturma gücünü de doğrudan sorguluyor.
The Things You Kill
Yönetmen: Alireza Khatami
Oyuncular: Ekin Koç, Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü, Ercan Kesal, Selen Kurtaran
Neden Listede?: Türkiye’de geçen film, annesinin şüpheli ölümünün ardından babasına karşı büyüyen öfkesiyle baş etmeye çalışan üniversite hocası Ali’nin hikâyesini kimlik ve suçluluk üzerinden giderek karanlıklaştırıyor. Ekin Koç’un karakteri bahçıvan Reza’yla kurduğu ilişki sayesinde kendi bastırdığı şiddetin dışarıdaki bir yansımasıyla karşılaşıyor. Alireza Khatami gerçekçilikle psikolojik alegori arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde belirsizleştiriyor; film ilerledikçe karakterlerin birbirlerinin yerine geçebileceği hissi güçleniyor. Erkan Kolçak Köstendil’in fiziksel varlığı bu ikili yapıyı etkili biçimde destekliyor. Aile içindeki patriyarkal şiddetin erkek çocuklara nasıl aktarıldığını inceleyen, Türkiye coğrafyasını yalnızca dekor olarak kullanmayan güçlü bir ortak yapım.
The Voice of Hind Rajab
Yönetmen: Kaouther Ben Hania
Oyuncular: Saja Kilani, Motaz Malhees, Amer Hlehel, Clara Khoury
Neden Listede?: Kaouther Ben Hania, Gazze’de ailesinin öldürüldüğü araçta mahsur kalan beş yaşındaki Hind Rajab’ın yardım çağrısını merkezine alırken gerçek ses kayıtlarıyla dramatik canlandırmayı bir araya getiriyor. Kamera büyük ölçüde Filistin Kızılayı’nın çağrı merkezinde kalıyor; dışarıdaki saldırının görüntüsünü göstermek yerine onu telefon hattındaki sesler, haritalar ve bekleyiş üzerinden hissettiriyor. Bu tercih şiddeti görsel spektaküle dönüştürmeden çok daha ağır bir gerilim yaratıyor. Yardım görevlilerinin bir çocuğun yerini bildikleri halde güvenli biçimde ulaşamaması bürokrasi, askeri kontrol ve çaresizliği aynı anda görünür kılıyor. Gerçek bir çocuğun ölümüyle çalışan filmin etik yükü son derece ağır; tam da bu nedenle kolay seyirlik olmayı reddediyor.
Train Dreams
Yönetmen: Clint Bentley
Oyuncular: Joel Edgerton, Felicity Jones, Kerry Condon, William H. Macy
Neden Listede?: Denis Johnson’ın kısa romanından uyarlanan Train Dreams, 20. yüzyılın başındaki Amerika’nın dönüşümünü sıradan bir demiryolu işçisinin hayatı üzerinden anlatıyor. Joel Edgerton’ın Robert Grainier’ı büyük tarihsel olayların merkezinde değildir; ormanlarda çalışır, ailesini kurar, kayıplar yaşar ve dünyanın çevresinde değişmesini izler. Clint Bentley’nin filmi tam da bu sıradanlığı epik hale getiriyor. Sanayileşme, doğanın dönüşümü ve Amerikan Batısı’nın yok oluşu karakterin kişisel hayatıyla iç içe ilerliyor. Adolpho Veloso’nun görüntüleri doğayı romantikleştirirken aynı zamanda onun insanlar karşısındaki kayıtsızlığını da koruyor. Büyük bir hayatın mutlaka büyük olaylardan oluşmadığını anlatan sakin, melankolik ve görsel açıdan son derece güçlü bir dönem filmi.
Weapons
Yönetmen: Zach Cregger
Oyuncular: Josh Brolin, Julia Garner, Alden Ehrenreich, Austin Abrams, Cary Christopher, Amy Madigan
Neden Listede?: Aynı sınıftaki çocukların bir gece tam olarak aynı saatte evlerinden çıkıp ortadan kaybolması, Weaponsı güçlü bir gizem fikriyle başlatıyor. Zach Cregger hikâyeyi tek kahraman üzerinden çözmek yerine farklı karakterlerin bakış açılarına bölerek kasabanın korkusunu adım adım genişletiyor. Julia Garner’ın öğretmeni ile Josh Brolin’in yas ve öfke içindeki babası başlangıçta olayın iki karşı kutbu gibi görünürken anlatı sürekli perspektif değiştiriyor. Amy Madigan’ın performansı ise filmin tonunu bambaşka bir seviyeye taşıyor. Korku, absürt mizah, aile travması ve toplumsal paranoyayı aynı yapı içinde birleştiren film, seyirciye açıklama vermek için acele etmiyor. 2025 korku sinemasının en yaratıcı ana akım örneklerinden biri.
